Aslında yaşadığımız sürecin bu şekilde yaşanacağını biliyorduk. Zira yakın siyasi tecrübelerimiz nasıl bir yapıyla mücadele edeceğimizi bizlere defalarca göstermişti.
 
Yalanlar, İftiralar, Genel Başkan Adaylarını yıpratmaya dönük çalışmalar.. Kısacası Soğuk Savaş döneminin tüm kara propaganda malzemeleri fütursuzca kullanıldı. Yazar! Görünümlü tetikçiler bir kez daha görevlerini yaptılar.
 
Milletvekili Aday Adayı olup listeye girememiş zilliler! Bile başımıza yazar kesildi.
 
Ancak bu kez başaramadılar…
 
Geçmişte Ümit Özdağ’a ‘Ajan’, Koray Aydın’a ‘Fetöcü’ iftiraları atanların, daha sonra bu isimleri ‘Genel Başkan Yardımcısı’ yapmaları, Ülkücü taban tarafından sorgulandı.
 
Tekrar aynı söylemlerde bulunsalar da bu kez muvaffak olamadılar. Sadece kendi kendilerini ve AKP’li yeni yol arkadaşları trolleri tatmin ettiler.
 
******
 
Zorlu bir süreci yaşadık ve hala bu süreç devam ediyor. Bugüne kadar MHP içindeki ‘Demokrasi’ mücadelesi, partiyi yönetenler ve destekçilerine karşı sürdürülürdü.
 
Bu kez her şey çok farklı oldu.
 
‘’Milliyetçiliği ayaklar altına aldık.’ Diyen zihniyetin destekçilerinin, Siyasi İktidarın mama peşinde koşan tüm trollerinin, gazeteci görünümlü tetikçilerinin hedefindeydik.
 
Nihayetinde yoğun saldırılar, türlü iftiralar, yalanlar…
 
Yine başarılı olamadılar. Yıllardır ülkeyi idare etmelerini sağlayan tüm saldırı araçlarını kullanmalarına rağmen, Ülkücü Hareketin mensuplarına MHP Genel Merkeziyle birlikte attıkları hiçbir iftira tutmadı.
 
Bu süreçte anladık ki MHP’de tek sorun üst yönetim ve üst yönetimin devam
etmesini sağlayan AKP’dir.
 
Bir zamanlar "Çocuklarımıza Andımızı tekrar öğretmezsem namussuzum. Bu ihaneti yapan AK Parti'den Yüce Divan'da hesap sormazsam namussuzum" ifadelerini kullanan Devlet Bahçeli, Başkanlık sistemi hakkındaki geçmiş görüşlerini ve parti programına yansıyan tüm çizgileri çiğnemiştir.
 
Kısacası Devlet Bahçeli ve çevresindeki azınlık! MHP’nin tüm kırmızı çizgilerini sırf siyasi ikbal kaygıları adına ortadan kaldırmıştır.
 
Artık yazacak bir şeyde bırakmadılar.
 
Zaten Ülkücüler neyin ne olduğunu bu süreçte gördüğü için; Sayın Bahçeli’nin yaladığı tükürükleri tekrar tekrar yazmaya gerek duymuyorum.
 
******
 
Peki bundan sonra ne yapılmalı?
 
Biz bence buna odaklanmalıyız.
 
Yapılması gereken MHP içinde mücadeleyi sürdürmek, ‘’MHP Demokrasi Hareketi’’ veya farklı isimler altında kurulacak çeşitli çalışmalarla tabanın canlı tutulmasını sağlamaktır.
 
Mahkemenin açıkladığı karara bakılırsa- MHP’nin tedbirli Genel Başkanı hakkındaki tasarrufun sonucunu Başkanlık sistemi belirleyecektir.
 
Eğer MHP’de Ülkücü Taban ve tüm Genel Başkan adaylarımız bunun önüne geçebilir, ülkenin bekası ve Cumhuriyetimizin temel nitelikleri için ciddi bir mücadeleyi birlikte verebilirlerse – MHP Kurultayı önündeki tüm engellerde ortadan kalkacaktır.
 
Bahçeli’nin parti içi diktatörlüğünü sona erdirmek için, Başkanlık Sistemini engelleyeceğiz.
 
Zira her ikisi de birbiriyle bağlantılıymış.
 
Biz de yeni uyandık.
 
Aldatılmışız.
 
Selam ve dua ile
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
uğur 3 hafta önce

devlet bahçeli ya istifaya ya da kongreye zorlanmalıdır geç kalınmadan.

Avatar
aydin 1 hafta önce

cok Dogru.