“Nurjuvazi”, "Abdestli Kapitalizm" gibi kitapların devrimci-İslamcı yazarı, CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, geçmişte Cemaat'e ağızlar dolusu küfretmesine rağmen, gün itibarı ile Cemaat'in adına sözcülük yapmaktadır. AKP'nin başlatmış olduğu “omurgasızlık süreci” diğer partilere de sirayet etmiş durumda anlaşılan.
 
04.06.2011 tarihinde “Bu Kitap Fethullah Gülen’i Çok Kızdıracak” başlığı altında, Eren Erdem’in Nurjuvazi adlı kitabının tanıtımını yapan Odatv’deki şu yazıyı okumamız, ne demek istediğimize ışık tutacaktır:
 
“Odatv yazarlarından Eren Erdem, Abdestli Kapitalizm’den sonra; ‘’Fetullah Gülen’i terletecek’’ bir kitap daha yazdı.
 
Kısa bir sürede baskısı tükenen ve yoğun ilgi gören Abdestli Kapitalizm adlı kitabından sonra, çarpıcı bir kitaba daha imza atan Eren Erdem’in yeni kitabının adı; ‘’NURJUVAZİ.’’
 
Nurjuvazi, Abdestli Kapitalizm’in yarattığı yeni sınıfı tanımlayan, ABD-AKP-CEMAAT üçgenine, güncel bilgi ve tespitlerin yanı sıra; okkalı bir ‘’Kuran’’ tokadı atan bir kitap.
Kitabın çıkış süreci hakkında Eren Erdem şu ifadeleri kullandı;
 
Bilgisayarımın Ana Kartı Yandı (?)
 
“Kitabı bitirdikten 6 saat sonra bilgisayarımın (ki güçlü bir işlemcisi vardır) ana kartı yandı. İnternete bağlı bilgisayarda kitap yazmıyorum normalde. Malumunuz, yaşanılan süreç ortada.”
 
Nurjuvazi Güncel Bir Tokattır
 
“Türkiye’nin içine itildiği konjonktür ortadadır. Gazeteciler, yazarlar yargısız infaz edilmekte; üstelik kendisini din(i)dar olarak tanımlayan bir grup, tüm bu işlerin başını çekmektedir. Bu duruma son vermek için, bir öze dönüş gereklidir. Ki biz bunu yapmaya çalışıyoruz.”
Ey Eren Erdem! Gelişen dört yıllık süreçte değişen nedir? Hükümetin karşı olduğu her şeyin yanında olmak mı? Yoksa hükümetin yanında olduğu her şeyin karşısında konuşlanmak mı?
Bu omurgasızlık, bu fikir fukaralığı değil de nedir?
 
Yoksa medyada yeterince yer alamamaktasınız da Cemaat size kanallarını, kapılarını ve gazetelerini açtığı için mi çığırtkanlık yapmaktasınız?
 
Ey Eren Erdem!
 
19 Ocak 2013 tarihinde, resmi Twitter hesabın üzerinden şu açıklamaları yapan sen değil misin:
“ Gülen’cilerle “ itikadi ya da felsefi zeminde” tartışmak hatadır. 3 harfliler (ABD ve CIA) tarafından desteklenen paramiliter bir yapıyla fikri münakaşaya dâhil olmak absürttür. "Gülen’cilik, teolojik itikadi bir yapı olmanın çok ötesinde; paramiliter örgüttür.”
Yoksa artık siz de mi ABD ve CIA’ya hizmet etmektesiniz?
Bunun bir izahını bulamıyoruz.
AKP’nin omurgasızlık sürecinden, CHP'de, MHP'de nasibini aldı.
Sadece bu değil tabii ki örnekleri çoğaltmak mümkün.
 
Daha çok değil, 2006 yılında bugün MHP Genel Başkan Yardımcısı konumuna getirilen Ümit Özdağ için şunlar yazılıyordu, hem de sırf Genel Başkan adayı olduğu için:
“Sizin için şehitlerimiz bu kadar önemli ise 15 senedir rahmetli Gün Sazak’ın mezarı başında yapılan törenlere neden bir gün olsun katılmadınız?” Ortadoğu Gazetesi Yazarı Savaş Çolak
 
“Ancak bu gün küresel güçlerin Türkiye’yi parçalama planlarını yapan CFR (Council On Foreign Relations) ile diyaloğu olan, bu kuruluşların beyin takımı içerisinde yer alan İsrailli profesör Efraim İnbar'ın kitabının hem önsözünü yazıp hem de yayınlanmasını sağlayan, Türkiye’yi bölünmenin eşiğine getiren küresel güçlerin desteklediği Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakan oluncaya kadar ekonomik bağlantılar içerisinde olduğu Ülker grubu ile diyaloğu olduğu söylentileri olan siz, kalkıp da bu son kalenin komutanlığına soyunursanız!” Ortadoğu Gazetesi Yazarı Yalçın Güzelhan (Lâkin Yalçın Güzelhan, 14 Kasım 2015 tarihinde Ümit Özdağ’dan özür dileyerek, 13 senedir köşe yazarlığı yapmış olduğu Ortadoğu Gazetesi’nden ayrıldı.)
 
“Nereden beslendiği belli olan 'Zat-ı Muhterem'in MHP'nin Genel Başkanlığı'na soyunmasını gülerek izliyorum. Çünkü bu zat'ın MHP'nin neresinde olduğunu kendisinin de bilmediğini düşünüyorum.” Ortadoğu Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Müftüoğlu
 
“Bir üniversitede dolgun bir maaş alırken, bunu bırakıp, evini geçindiremeyecek emekli maaşı ile MHP genel başkanlığını ele geçirmek için istifa edip geliyorsun. Sana kim garanti verdi ki, bu işe asılıp duruyorsun. Senin kurduğun büro masraflarını kim karşılıyor? Sinsi, sinsi dolaştığın il ve ilçelerde senin yediğin ve başkalarına yedirdiğin yemek masraflarını, otel paralarını, araba yakıt giderlerini kim karşılıyor?
Hiçbir ülkücü geçmişin yok. 40 yıldır bu şerefli dava içindeyiz, senin ne adını, ne sanını duyduk. Ne de her hangi bir toplantıda gördük. O zaman nerelerdeydin be arkadaş?
Babanın ismini kullanmak istiyor ve onu da ülkücülere yutturmaya kalkıyorsun. Rahmetli baban da MHP ve Başbuğun başına bela idi. Bizzat 1969 yılında ülkücü gençliği komünist gençliğin teşkilatı Dev Genç'e pazarlamak istemişti de, Rahmetli Dündar Taşer ve o zaman ki ülkücü gençlik liderleri bunu engellemişti. Ondan sonra da baban bir daha MHP'nin semtinden geçemedi.” Ortadoğu Gazetesi Yazarı Seyfi Şahin
 
Bunlar haricinde CIA Ajanı diyorlardı, dış bağlantılarının olduğunu yazıyorlardı. Yabancı güçlere hizmet ettiğini yazılıyorlardı. Bugün ise kendisi MHP Genel Başkan Yardımcısı konumunda.
 
Şimdi merak söz konusu olan 2006’da yazılanlara mı inanacağız, yoksa 2015’te yazılan ve yapılanlara mı?
 
Eğer 2006’yı ölçü alarak, Ümit Özdağ’ın 2015’te Genel Başkan Yardımcısı yapılmasını baz alacak olursak, MHP; CIA ve ABD nezdinde, yabancı güçlere hizmet etmekte ve yabancı güçler tarafından yönetilmektedir.
 
Lâkin bizim ölçümüz ne 2006, ne de 2015’tir. Şahıslar ve kurumlar hakkında komplo teorilerine biat ve iftira etmeyecek kadar Allah inancı olan iman sahipleriyiz. Değerler kıyımı yapmanın bir gereği yok. Farklı fikirler, farklı sesler çeşitliliktir, hainlik sebebi değil!
Gelelim Koray Aydın meselesine.
 
Koray Aydın MHP Genel Başkanlığı'na aday olduğu süreçte Cemaat'in ajanı diyorlardı kendisine. Bugün ise bariz bir şekilde görülmektedir ki Cemaat’in bazı adamları MHP'nin üst yönetimine sızmış durumda.
 
Ayrıca, Neval Kavcar Hanımefendi Koray Aydın'ı hırsızlık ve ajanlık ile itham ederken Ortadoğu Gazetesi'nde, Koray Aydın MHP Trabzon Milletvekili idi.
30 Temmuz 2012 tarihinde Ortadoğu Gazetesi Neval Kavcar’ın yazısını manşetten şu şekilde veriyordu:
“MHP Genel Başkanlığı ihale ile alınabilecek bir yer değildir.”
 
Ve devamında kendi partisinin Milletvekili olan Koray Aydın’a şu sözler ile yükleniyordu:
 “ Anlaşılıyor ki ekip, imaj olarak 'İstiklâl Savaşını' seçmiş. Bunlar mı İnkılâp tarihi bilmiyor mu, ben mi?
 
Atatürk cebinde para ile mi dolaştı Anadolu'yu? Köşe yazarları ve gazetesi mi vardı destekleyen, çamur atan? "Sanığın izahı gereken toplam mal varlığı tutarı 1.853.411.483.414.TL" (2) nerde, canından başka verecek şeyi olmayan Atatürk ve kahramanlar nerde?
 
“Şüpheden sanık yararlanır” ilkesinden yaralanmak, hukuki berati getirmiş. Ya vicdanlar?
 
Koray Aydın ekibinin attığı Kerkük iftirası diğerleri ne olacak?
Hülasa, MHP genel başkanlığı ihale ile alınabilecek bir yer değildir.
Vicdanlarda aklanmamış kişilerin o makama talip olması züldür.
Ülkücü hareket, kan ve inançla korunan vatandır.
Vatan söz konusu olduğunda, paranın hükmü kalkar.
Vicdanlarda aklanmamış Koray Aydın'la halktan nasıl oy isteyecekler? Gaye, AKP'nin yıkıcı politikalarına direnen MHP cephesini dağıtmak mı? Koray Aydın nereye koşuyor derseniz, “ya istifaya ya da ihraca” derim.”
Bugün de aynı ithamlar ile Meral Akşener ve Sinan Oğan'a yüklenilmektedir.
Demek ki gelişecek olan süreçte bu iki isim MHP'de üst düzey yetki elde edecekler.
Ayrıca Ortadoğu Gazetesi-  Yeniçağ Gazetesi arasında kalem ve kelam savaşı yaşanırken, zamanın MHP Milletvekili Özcan Yeniçeri Yeniçağ Gazetesi'nde başyazarlık yapıyordu. Ortadoğu Gazetesi ve MHP üst yönetiminden bazı kişiler Yeniçağ Gazetesi'ne ülkücü düşmanlığı- ajanlık ithamında bulunuyorlardı.
 
Lâkin unuttukları bir şey vardı:
Ülkücü düşmanı olan bir gazetede, kendi milletvekilinin başyazarlık yapmasının açıklamasını yapamıyor ve bu konuya hiç değinmiyorlardı.
Her fikir ayrılığına düşen, her muhalif söz söyleyen hain midir?
Sizin bu söylemlerinizden yola çıkar isek, “ siz seçim süreci boyunca; hırsızlara, ajanlara ve hainlere mi oy istediniz” diye sormazlar mı adama?
Biz de zannederdik ki Yiğit Bulut, Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu gibileri sadece AKP'den türüyor. Durum hiç de öyle değilmiş.
MHP ve CHP'de de böyle “ çukur” değerler varmış.
Görüp görmemezlikten gelmek, duyup duymamazlıktan gelmek Müslüman işi değildir. Biz Allah'ın Kur'an'da tarif ettiği şu taifeden değiliz Elhamdülillah:
“ Yemin olsun ki biz, insanlardan ve cinlerden birçoğunu cehennem için yarattık. Kalpleri var bunların, onlarla anlamazlar; gözleri var bunların, onlarla görmezler; kulakları var bunların, onlarla işitmezler. Davarlar gibidir bunlar. Belki daha da şaşkın. Gafillerin ta kendileridir bunlar.”
 
Yazının Dibi; “ Felek her türlü esbab-ı cefasın toplasın gelsin, dönersem kahpeyim millet yolunda bir azimetten.”
Namık Kemal
 
Selâm, sevgi ve muhabbet ile…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mhanefi 2 yıl önce

hiç inandırıcı bir yazı değil.

Avatar
Abdülhamit Karaca 2 yıl önce

Şuan saldırmakta olduğun Ülkücü Yazarların yazdığı gazete olan Ortadoğu Gazetesinde yıllarca yazarlık yapıp,MHP Liderine,MHP kadrolarına yazdığın övgüleri de mi unutun diye ayni mevalde sormazlarmı adama Burak bey.Biraz insaf yahu.İnsaf Dinin yarısıdır demezlermi Burak bey....TTK