Türk'ün iktisat ile olan ilişkisi hep sorunlu olmuştur.

Örneğin Osmanlı'yı yıkan başlı başına ekonomik yetersizliği olmuş, Fransız İhtilali'nden sonra siyasallaşan milliyetçilik akımları fakirleşmiş imparatorluğun hasta bünyesinde rahatça yayılabilmişlerdir.

Türk Milletinin ilk yazılı metinleri olma özelliği taşıyan Bilge Kağan kitabeleri aynı zamanda ilk ekonomik metinlerini de içerisinde barındırır. 

Bilge Kağan'ın ekonomik çıkarımları ve vardığı sonuçlar üzerinden fiiliyata döktüğü fikirleri bugünde yolumuza ışık tutmamaktır. 

Zira dünya değişmiş, imparatorluklar ulus devletlere evrilmiş, ordular yenilmiş, kavimler yok olmuş ancak Türk'ün makus tarihi hiç değişmemiştir. 

Yeniden teşkilatlandırdığı Türk Milletine "İpeği sıkıntısızca veren Çinlinin tatlı diline kandın, yurdunu dağıttın" diye çıkışan Bilge Kağan'ın bu sözleri asırları yenerek günümüze ulaşmış harika bir emperyalizm tanımıdır.

İpek belki yerini başka ürünlere bırakmıştır ancak üretemeyen ve üretemediğini kolayca elde etme derdine düşen toplumların, ne olduklarını bile anlamadan esirleştirilme serüveni bugün de devam etmektedir. 

Bu durum karşısında Bilge Kağan'ın sonucu açıklayan sözleri de gerçekliğini korumakta modern köleler ve modern cariyeler sokaklarımızda kol gezmektedirler. 

Bilge Kağan'ın asırlar önce yaptığı il ve töre vurgusu da mucizevi çıkarımlar içerir. Zira, emperyalizm ve alt kollarının insanları üzerinde yaşadıkları coğrafyanın kutsallığını yok sayarak, onları hep daha iyisi için yönlendirmesi ve şahsi menfaatlerini, milli menfaatlerinin önünde tutan insan tipini yaratma çabasını göz önünde bulundurduğumuzda Bilge Kağan'ın haklılığını da görmüş oluruz.

Bilge Kağan milletin üzerine düşen sorumluluklarla beraber, devlet adamına düşen görevleri de açıklamıştır. 

Bilge Kağan "Açları doyurdum, çıplakları giydirdim, yoksul milleti zengin kılıp, az milleti çoğalttım" diyerek günümüz devlet adamlarına da çağları aşan bir hedef göstermiştir. 

Gerçekten de açlarını doyuramayıp, yoksullarını zengin kılamayan devletlerin payına günümüz dünyasında düşen modern esirler olmaktan başka bir şey değildir. 

Aradan geçen zamanda Türk Milleti'nin bir kısmı anavatanda kalırken bir kısmı Anadolu'yu yurt edinmiş, bir çok defalar "her şey bitti" denmişken Küllerinden yeniden doğmayı başarmıştır.

Asırlar önce yüzünü gösteren tehlike bugün yeniden karşımıza dikilmiştir ve tarih bizden bir kez daha savaşmamızı istemektedir. 

Çok şükür Bilge Kağan'ın ruhu hala içimizde yaşıyor ve ne zaman ihtiyaç duysak milletimizi sarıp sarmalayarak, bize mücadele azmi aşılamaya devam ediyor. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.