Erdoğan'dan Sert Sözler: "Devlet mi Besleyecek Bunları?"

ATO Congresium’da düzenlenen 15 Temmuz ve İnsan Hakları Paneli’nde konuşan Erdoğan, FETÖ elebaşına, "Utanmadan Türkiye'ye giderim diyor. Sende o yürek var mı?" dedi, OHAL'le ilgili açıklamada bulundu.

Erdoğan'dan Sert Sözler: "Devlet mi Besleyecek Bunları?"

ATO Congresium’da düzenlenen 15 Temmuz ve İnsan Hakları Paneli’nde konuşan Erdoğan, FETÖ elebaşına, "Utanmadan Türkiye'ye giderim diyor. Sende o yürek var mı?" dedi, OHAL'le ilgili açıklamada bulundu.

14 Temmuz 2017 Cuma 16:33
Erdoğan'dan Sert Sözler: "Devlet mi Besleyecek Bunları?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ATO Congresium’da düzenlenen 15 Temmuz ve İnsan Hakları Paneli’nde konuştu.

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

"15 Temmuz, dünya demokrasi tarihinde bir ilktir. Utanmadan, (FETÖ elebaşı) 'Amerika bana müsaade ederse Türkiye'ye giderim' diyor. Seni ben daha önce çağırdım, gelseydin. Niye gelmedin? Sende o yürek var mı? Buraya gelince ne olacağını biliyorsun, akıbetini biliyorsun.

"Nasıl bir örtülü darbeyse..."

15 Temmuz bir darbe girişimidir. Ama Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi örtülü darbe değil. Kılıçdaroğlu örtülü darbeyi belediye başkanını evinden izledi. Nasıl bir örtülü darbeyse. Gel VIP’e tanklar çekildi mi diye sor. Beyefendi geldi ya. İş tuttuğu tanklar çekildi ve oradan belediye başkanının evine gitti. Otellerde yer bulamadı beyefendi belediye başkanının evine gitti. Kahve çay bir yandan örtülü darbeyi izliyor.
Hayatı yalan. Bunlarda dürüstlük yok.

15 Temmuz diğer darbelerden farklıydı. 15 Temmuz sadece ülke yönetimini ele geçirmek değildi. 15 Temmuz amacı milleti ve devleti topyekun esir almaktı.

15 Temmuz, 1 dolara satın alınan taşeronlar eliyle gerçekleştirilmeye çalışılan bir işgal girişimiydi. Darbecilerin milletimize karşı gösterdikleri acımasız tavır, sergiledikleri vahşet ve döktükleri kan gerçek niyetlerini açıkça ortaya koymuştur.

O gece hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 250 iken, öldürülen darbecilerin sayısı sadece 35'tir. İşte bu rakamların üzerinde de düşünmemiz lazım. Şayet Türkiye bir hukuk devleti olmasaydı, adaleti gözeten bir ülke olmasaydı, en azından o gece darbede fiilen rol alan 10 binlerce hain şu anda cezaevlerinde değil, rastgele açılmış çukurlarda yatıyor olurdu.

Devlet mi besleyecek?

Diyorlar ki bu kadar kişi işinden oldu, ne olacak onlara? Gitsin özel sektörde çalışsınlar bize ne, devlet mi besleyecek bunları? Bunları devlet besledi gelip devlete ihanet ettiler. Türkiye'nin en önemli sorunlarından bir tanesi de 657'dir. Bu 657'nin de bir mutabakat sağlanabilse, aynen Batı'da olduğu gibi 657'nin memur işçi ayrımı olarak değil tamamıyla çalışanlar olarak değiştirilmesi lazım. Bu olduğu zaman zaten çok daha isabetli adımların atıldığını göreceğiz.

Hayatı yalan 

15 Temmuz Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi örtülü darbe değil. Kılıçdaroğlu örtülü darbeyi Bakırköy Beleiye Başkanı'nın evinden izledi. Nasıl örtülü darbeyse. Gel VIP'e orada sor, tankların çekildiğini öğren, iş tuttuğu tanklar oradan çekildi, oradan belediye başkanının evine gitti. Neymiş oteller kapalı olduğu için otellerde yer bulamadı beyefendi. Örtülü darbe, kahve, çay birada onlar bir tarafta örtülü darbeyi izliyor. Hayatı yalan! Hayatı yalan! Bunlarda dürüstlük yok. Hiçbir zaman doğru konuşmadı bunlar ve doğru olmadı. Bu Türkiye'nin daha önce gördüğü 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat'tan çok farklı bir darbe girişimiydi.

Darbecilerin gösterdiği vahşet ve dökülen kan, hainlerin asıl planını ortaya koymuştur. O gece vatandaşlarımızdan 250 kişi şehit olurken darbecilerden 35 kişi ölmüştür. Türkiye hukuk devleti olmasaydı şu andaki hainler cezaevinde değil rastgele açılmış çukurlarda yatıyor olurdu. Batı, ikide bir bize gelip soruyorsunuz. İşte bu kadar kişi cezaevinde yatıyor, bu sayılar nedir? Bunu soracağına darbecilerden kaç kişi öldü veya öldürüldü bunu sorsana! Benim 250 kardeşim şehit oldu, darbecilerden 35 kişi öldü.

Ölüm kusan tankların üzerine üzerine gittiler

Az önce 100 biin üzerinde hatm-i şeriflerin duasını yaptık. şehitlerimizi unutmadık, inşallah unutturmayacağız. Dün aynı şekilde şehitlerimizin yakınları ve gazilerimizle kongre merkezinde bir arada olduk. Gerek ekranda gerekse oradaki sunumlarla unutmadık unutturmayacağız. Milletleri millet yapan semboller 15 Temmuz gibi karanlığa ve karanlığın aydınlığa döndüğü kanlı saldırının sinelerde söndürüldüğü zaferle sona erdirdiği hadiselerden ortaya çeker. Türk Milleti Çanakkale ve Kurtuluş Harbi'nden 1 asır sonra mazisi ve atisi arasındaki irtibatı tekrar ve daha güçlü şekilde tesis ettiği vaka ile karşılaşmıştır. Ellerindeki modern savaş araçlarıyla şiddetli şekilde milletin üstüne gidip, sokakları meydanları kuşatıp kısa sürede ülkeye el koyacaktı. Ama başaramadılar. Milletimiz üzerine üzerine gitti. Ölüm kusan silahları görünce saklanmak bir yana darbecilerin yakasına yapıştı. Helikopterlere ve uçaklara baş kaldırdı. Hiç beklemedikleri bu tepki darbecilerin planlarını bozdu, morallerini çökertti.

Gelince ne olacağını biliyorsun

Utanmadan "Amerika bana müsaade ederse Türkiye giderim" dedi. Seni ben çağırdım, gelmedin. Buraya gelince ne olacağını biliyorsun. Bütün bunlara hiç acımadan adımı atanları biz millet olarak affetmeyeceğiz. İnanıyorum ki Allah bütün bu şehitlerimizin hesabını da intikamını da soracaktır ve alacaktır.

Milletleri millet yapan semboller 15 Temmuz gibi karanlığa ve karanlığın aydınlığa döndüğü kanlı saldırının sinelerde söndürüldüğü zaferle sona erdirdiği hadiselerden ortaya çeker.Milletimiz tankların önünden kaçmak bir yana üzerine üzerine gitti. Silahları görünce darbecilerin yakalarına yapıştı. Bomba yağdıran helikopterlere baş kaldırıp, darbecilerin planlarını bozdu. 15 Temmuz dünya demokrasi tarihinde bir ilk.

"657 değişmeli"

Sordukları şu: İşte bu kadar kişi işinden edildi.

Gitsinler özel sektörde çalışsınlar. Bize ne? Onu mu düşüneceğiz bir de. Devlet mi besleyecek bunları. Devlet besledi devlete ihanet etti bunlar. Zaten Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri 657’dir. Bir mutabakat sağlanabilse aynen batıda olduğu gibi 657’nin memur işçi ayrımı değil tamamen çalışanlar olarak değiştirilmesi lazım.

Bu olduğu zaman zaten çok daha isabetli adımların atıldığını göreceğiz.

Öldürülen darbecilerin tamamı çatışmalarda hayatını kaybetmiştir. Karşısındakini öldürmeye çalışırken ölüp gitmişlerdir.

15 Temmuz arefesinde Büyükada’da proje çalışmalarını yürüttüler. Ve polisimiz oraya yaptığı baskında bunları yakalayınca son G20 toplantısında bana bunu soruyorlar.

Onların gazeteci olduğunu size kim söylüyor? Bunlar ajan provokatör.

Baskında masanın üzerinde ne tür haritalar olduğunu ne tür projeler olduğunu polisimiz tespit etti.

Kaldı ki bizde yargı var. Yargı burada ne karar verirse herkes buna uyacak.

OHAL

Şimdi bize soruyorlar. OHAL’i ne saman kaldıracaksınız. Bütün bu huzursuzluklar bittiği zaman OHAL’i kaldıracağız. Bunlar bitmeden kimse bizden OHAL’i kaldırmayı beklemesin.

Son Güncelleme: 14.07.2017 16:50
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.