Rasim Ozan Kütahyalı’dan “Atatürk devrimi ve Erdoğan devrimi”

Sabah Gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı “Atatürk devrimi ve Erdoğan devrimi” başlıklı yazısıyla dikkat çekti.

Rasim Ozan Kütahyalı’dan “Atatürk devrimi ve Erdoğan devrimi”

Sabah Gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı “Atatürk devrimi ve Erdoğan devrimi” başlıklı yazısıyla dikkat çekti.

12 Kasım 2017 Pazar 12:13
Rasim Ozan Kütahyalı’dan “Atatürk devrimi ve Erdoğan devrimi”

Rasim Ozan Kütahyalı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ü “babası gibi sevdiğini” defalarca yazdığını söyleyerek, “Atatürk meselesi geçmişimle ilgili bir mesele. Kendi aileme sevgimin ne olursa olsun değişmeyeceği gibi Mustafa Kemal'e olan sevgim de değişmez” ifadelerini kullandı.

Kütahyalı yazısında, “Biz bu ülkenin ikinci devrimcileri 2010'lu yıllarda Erdoğan'ın liderliğinde önce Kemalizmi sonra Gülenizmi devirdik. Atatürk'ün liderliğindeki birinci devrimciler ise 1920'li yıllarda önce saltanatı sonra hilafeti devirdiler. Bu devrimleri sevin ya da sevmeyin bunların her ikisi de objektif ve bilimsel olarak bakıldığında siyasal devrimdir. Erdoğan devrimi zaten hiçbir zaman Atatürk’e karşı değildi ama şüphesiz Atatürk adına uydurulmuş Kemalizme karşıydı ve bu rejimi devirdi. Zaten bu yüzden son 10 senede yaşananın adı Erdoğan devrimidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “devrimini” kuvvetlendirecek olan ve en ince detaylarına kadar bildiği yeni bir politika olduğunu söyleyen Kütahyalı, kendisinin de bu politikayı çok doğru bulduğunu ifade etti.

Yazısında Atatürk sevgisine değinen Kütahyalı, Atatürk hakkında olumsuz yazılara tepki gösterenlere ilişkin şunları kaydetti:

“Ben Atatürk'ü severim ama elbette sevmeyen de sevmez. Kemalist rejimden zulüm görmüş bir ailenin çocuğudur. Sevmemekte kendince çok haklı sebepleri de vardır. Saygı duyarım. Ben Taraf gibi kökten anti-Kemalist bir gazetede yazarken bile Atatürk'ü babam gibi sevdiğimi defalarca köşemde yazmıştım. Bu yazılarıma gazete içinden çok da tepki olurdu ama Atatürk adına bu toplumun çoğunluğuna zulmeden askeri vesayet rejimi ile de en sert ve en cesur ben mücadele ederdim.

Atatürk meselesi geçmişimle ilgili bir mesele. Kendi aileme sevgimin ne olursa olsun değişmeyeceği gibi Mustafa Kemal'e olan sevgim de değişmez. Ailem Atatürkçü bir aile ama diğer yandan Atatürk'ün de Atatürkçülüğün de bugün kendi mensuplarınca bu derece rezil edilmesine de çok üzülüyorum. İşin böyle duygusal bir tarafı da var. Aslında bir insanı sevmek için illa o şahsın doktrinine bağlı olmanız gerekmez. Tam aksine bir insanı böyle bir ‘ulu’, ‘yüce’ pozisyonda görürseniz, en ufak bir şüphede sevginiz tam zıddına dönebilir.

Yani aslında Atatürk'ün normalleşmesi, gökyüzünden yeryüzüne inmesi bu toplumun ciddi kısmında Atatürk'e olan sevgiyi muhafaza edecek yegâne şeydir. ‘Atatürk düşmanları’ diye bir kitle varsa, onların varlık zeminini kaydıracak yegâne girişim aslında budur. Bugün Atatürk hakkında olumsuz yazılanlardan şikâyet edenler kendi torunlarının Mustafa Kemal'i sahici bir sevgi ve saygıyla anmalarını istiyorlarsa bu normalleşme sürecine destek vermeliler.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.