FETÖ'nun Mit Müsteşarı Kim

FETÖ'ye yönelik Ankara Batı Cumhuriyet Savcılığı'nın hazırladığı fezlekede 15 Temmuz'da darbecilerin başarıya ulaşmaları halinde MİT Müsteşarlığı'na getirecekleri isimle ilgili ifadeler de dikkat çekti.

FETÖ'nun Mit Müsteşarı Kim

FETÖ'ye yönelik Ankara Batı Cumhuriyet Savcılığı'nın hazırladığı fezlekede 15 Temmuz'da darbecilerin başarıya ulaşmaları halinde MİT Müsteşarlığı'na getirecekleri isimle ilgili ifadeler de dikkat çekti.

21 Kasım 2016 Pazartesi 16:02
FETÖ'nun Mit Müsteşarı Kim
Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik Ankara Batı  Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan fezlekede, terör örgütünün yapısı gözler  önüne serildi. Fezlekede yer verilen tanık ifadelerine göre, Harp Okulundan mezun  öğrenciler için cemaat içinde rütbe takma töreni düzenlendi, öğrencilerin  apoletleri terör örgütü elebaşı Gülen'in takkesinin içine konularak okutuldu,  öğrencilere yıldızları bizzat Gülen tarafından takıldı. 

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcı Vekili Durdu Özer'in, bazı hakim ve  savcılar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 44 kişi hakkında hazırladığı fezleke, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
Fezlekede, örgütün tarihsel süreci, hedefleri ve kullandığı metotlar  ayrıntılarıyla yer aldı. Buna göre örgüt, "coğrafi", "sektörel", "kurumsal"  anlamda imam olarak ifade edilen sorumlulardan oluşan bir çalışma ve hiyerarşik  düzene göre yapılandı.
FETÖ/PDY mensuplarınca, "kainat imamı" ve "mehdi" olarak kabul edilen  Fetullah Gülen'in liderliğini yaptığı örgüt, danışman kadrosu, kıta imamları,  ülke imamları, bölge imamları, il, ilçe, esnaf, semt ve ev imamları üzerinden  örgütlenerek tabana yayıldı.
Faaliyet gösterilen kurumların her birinin başına örgüt tarafından  imam olarak adlandırılan ilgili kurumların hiyerarşik yapıları dışında sorumlular  atandı.
Türkiye'den sorumlu imama  İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep ve  Erzurum illerinin seçildiği 5 bölge imamı, ona da bu 5 bölgeyi oluşturan  şehirlerden sorumlu imamlar bağlandı. Her şehir, büyüklüğüne göre alt bölgelere,  bölgeler semtlere bölündü, her birinin başına ayrı yetkili imam atandı.
Terör örgütünün yemin metni
Fezlekede, örgüt elemanlarının yemin ederek faaliyetlerine başladığı  belirtildi. Fezlekeye göre yemin metni şu şekilde:
  
"Gücüm yettiği kadar Kur'an'ı hayatıma gaye edineceğime, kardeşlerime  karşı sadakat izinde bulunacağıma, halkın ve talebe arkadaşların izzet ve  onurlarını izzetim ve onurum kadar yükseltmeye çalışacağıma, kusurlarımın  hatırlatılması karşısında memnuniyet ihzar edeceğime, dahilden ve hariçten gelen bilumum taarruz ve tenkitleri 'nefsime yapılmış' gibi reddedeceğime, bilumum  karar listesindeki esaslara riayette bulunacağıma, hizmet adına uhdeme aldığım vazifeleri veya kararla bana tahmil edilen mükellefiyetleri itirazsız yerine  getirmeye çalışacağıma, Kur'an'a sadakatten hiçbir surette ayrılmayacağıma,  münferit hareket edip bu kararlara muhalif davrandığım an ihtiyarımla bu kadrodan  kendimi ıskat edip herhangi bir talebe gibi dershanede vazifeme devam edeceğime vallah-billah kasemleriyle yemin ediyor ve bu yeminin La Yen Kati olmasına,  Cenabı Hakkı istişhadda bulunuyorum."
Tanık, müşteki beyanlarında çarpıcı ifadeler
 
Fezlekede, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı  İşlenen Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmalar ve bununla  bağlantılı Türkiye genelindeki soruşturmalar kapsamında tanık, müşteki ifadeleri  ile bilgisine başvurulan kişilerin beyanlarından önemli ayrıntılar, isimleri  kullanılmadan özetlendi.
Bu kişilerden birinin ifadesindeki şu cümleler dikkati çekti:
 
"CIA ve FBI, hükümete yönelik faaliyetlere ilişkin geliştirdiği  strateji gereği cemaate ait kültür merkezlerinde yetiştirilmiş kadroya değişik  konularda eğitimler verdi. Bunun en iyi örneklerini 17 Aralık sürecinde savcılar  ve güvenlik güçlerinin yaptığı operasyonlar olarak sayabiliriz. Bu girişim  tamamen hükümeti ortadan kaldırarak, devleti tüm kurumlarıyla zayıf düşürmek  amacını taşımaktaydı. Bahsettiğim eğitimlere dahil olan adli ve güvenlik  kurumlarında çalışan cemaat kadrosundaki şahıslar, bu görevi üstlenerek harekete  geçmiştir. Fetullah Gülen'in kendi çevresine 17 Aralık süreciyle ilgili 'Keşke  şimdi yapmasaydık.' dediği yönünde bir duyumum oldu. Bunu demesinin nedeni,  yapılan hareketten sonuç alınamamasıdır. Eğer girişim olumlu sonuçlansaydı Gülen,  Humeyni misali yurda dönecekti. Bu başarısızlık aynı zamanda cemaatin Amerika ve  İsrail nezdinde prestij kaybetmesine neden oldu. Bu nedenle Ayasofya konusu  gündeme getirildi. Bu konuda hükümeti zayıf düşürmek amacıyla cemaate bağlı yayın  organları tarafından kamuoyu oluşturulmaya çalışıldı."
 "Fidan'ın yerine Emniyet kökenli bir cemaatçiyi getireceklerdi"
Örgütün, MİT Müsteşarlığına Hakan Fidan yerine emniyet kökenli bir  cemaatçiyi getirme planı bulunduğunu belirten başka bir kişinin ifadesinden de "İstihbaratın, Fidan yerine Emniyet kökenli cemaatçi R'yi getirerek, kurumun dış  güçlerin ve paralel yapının hedefleri doğrultusunda hizmet yürütmesi istendi.  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan rahatsızlandığı zaman cemaate yakın bir hastaneye  yatırıldığını duyan Hakan Fidan, hızlı bir şekilde hastaneye yetişip, ameliyata  mani oldu ve cemaatin yapmak istediği tehlikeli sonuca engel oldu. Bu sebeple  başta İsrail ve cemaat tarafından Hakan Fidan sevilmeyen bir şahsiyet oldu."  bölümü aktarıldı.
Fezlekedeki bir başka ifadede, cemaat içinde Harp Okulundan mezun  öğrenciler için rütbe takma töreni düzenlendiğine yer verildi. Fezlekede şahsın,  "Törene Fetullah Gülen'in bizzat katıldığı, mezun olan öğrencilerin apoletlerinin  Gülen'in takkesinin içine konularak okutulduğu ve bundan sonra bizzat Gülen'in yıldızları öğrencilere taktığını biri bana anlatmıştı." ifadesi yer aldı.
  
 "TBMM'de kanunların çıkmasında öncülük edildi"
Bir diğer ifadede ise örgütün, yapacağı veya kendilerine yapılması  muhtemel operasyonlarla ilgili "önlemler aldığı" bildirilerek, şunlar aktarıldı:
  
"2006-2007 yıllarında Türkiye gündemini meşgul eden ve TBMM'den  çıkması ihtimal dahilinde olan Terörle Mücadele Kanunu ile ilgili düzenlemeler  için örgüt, kanunun gelecekte kendi aleyhlerine olmaması için Türkiye avukatlar  imamı öncülüğünde çalışmalar yaptı. Bu konuda geçmişte bir dönem Gülen'in avukatlığını da yapan bir kişi ile birlikte çalıştığı başka bir avukat ve bunun  gibi hukukçular bir mutfak çalışması yaptı. Bu çalışma AK Parti'nin hukukçu milletvekillerine, özellikle de bakan olmadan önce Pensilvanya'da Gülen'i  ziyarete giden Hatay Milletvekili eski AK Parti Grup Başkanvekili ve eski Adalet Bakanı'na dikte edilerek, bu kanunların çıkmasında öncülük edildi. Bu gibi  kanunlar, TBMM'de kabul edilmeden önce örgüte ait gazete ve televizyonlarda ve haber programlarında değişik haberler yaptırılarak, çalışmalara zemin  hazırlandı."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.