İstanbul
Kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur

Seçimlerden çıkan sonuçların faturasını AKP'ye ve halka kesmek, büyük bir kolaycılığa kaçmaktır.

Diyelim ki, AKP göz boyadı, büyük bir algı yönetimi yaptı ve bunca yolsuzluk iddialarına rağmen, her iki kişiden birinin oyunu aldı.

Ve yine diyelim ki AKP'den, yani iktidar gücünden nemalanan çok.

Ne yani diğer partilerden hiç mi nemalanan yok?

Allah da şahittir, bende şahidimdir ki, diğer partilerden nemalanarak, makam peşinde koşanların her birini çok iyi bilmekteyiz.

Velhasıl herkes hamaset nutukları atmayı şimdilik bir kenara bırakmalı, her parti istişaresini yapmalı, yanlışlarını ve eksikliklerini tespit etmeli, 2019 seçimlerine tam teşekkül hazırlanmalıdır.

Özellikle aday gösterilecek olan şahıslar, o ilin halkı tarafından sevilen, o ilin içerisinden yetişmiş, o ilin ekmeğini yiyerek, suyunu içerek, o ilin havasını teneffüs ederek yetişmiş olan nitelikli, herkes tarafından sempati duyulan ve takdir edilen bireylerden seçilmelidir.

Türkiye'nin her iline değer verdiğini göstermenin en ciddi belirtisi, o ile göre yapılan çalışmalarla ortaya koyulmalıdır.

Her partinin her ilde söyleyeceği bir şeyler olmalıdır. Her parti her ilde projeler üretmelidir.

Hangi ilde ne eksik görülüyor ise bu yönde projeler geliştirilmeli ve halkın önüne ciddi veriler proje hâlinde sunulmalıdır.

Yine şahsi kanaatim odur ki tüm partiler, adını ister "Kürt Sorunu", ister "Doğu Sorunu", ne koyarsak koyalım, ekonomik, sosyolojik veyahut güvenlik politikaları üzerine kurulu bir rapor hazırlamalıdırlar.

Tabii ki bu rapor, masa başında değil, sahada görevlendirilen şahıslar tarafından kaleme alınmalı, istişare edilmeli ve halkın önüne ciddi verilerle sunulmalıdır.

Partiler çözüm üretmek için aracı kurumlar olduğuna göre, tüm partiler sorunların çözümüne odaklı politikalar üretmelidir.

Son seçimden çıkan sonuçlar da göstermektedir ki vatandaş kaos, güvensizlik ve çözümsüzlük üzerine odaklanan partilere pek de aldırış etmemektedir. Bu algıyı hükümet partisi oluşturmuş olsa dahi sonuç değişmez.

Seçim yatırımları seçimden önceki bir ay içerisine sıkıştırılmamalı.

İktidarı hedefleyenler için dört sene gibi büyük bir zaman dilimi mevcuttur.

Kutuplaştırmayan, ötekileştirmeyen, herkesi kucaklayabilen politikalar izleyen parti, gelecek seçimlerde başat rol oynayacaktır.

Artık vatandaş kavgadan, inkâr politikalarından haz etmemektedir.

Herkesin kimliğini, inancını rahatça yaşayabildiği bir Türkiye için, şimdiden kollar sıvanmalıdır.

Doğu illerinde ve İstanbul'da hâkimiyet kuramayan, Türkiye'nin seksen bir iline yayılamayan hiçbir parti, iktidara gelemez. İşin realitesi budur.

İktidara gelmek isteyen parti, dört senelik süreçte Türkiye'ye yayılarak, bu yönde çalışmalar üretmelidir.

Hangi parti olursa olsun, halkın değerleri üzerinden siyaset geliştirilmediği sürece, bir dahaki seçimler yine AKP'nin iktidarına gebe olacaktır Türkiye.

 

Yazının Dibi; isteyen istediği kadar doğruları savunsun. Doğrular halka anlatılamadığı sürece, yanlışlara karşı hep mağlup olmaya mahkûm olacaktır.

Selâm, sevgi ve muhabbet ile…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.