İnternet, hayatımızın hemen hemen her alanında vazgeçilmez bir mecra haline geldi. Eğitim, sağlık, ticaret, siyaset, spor, medya, eğlence ve daha pek çok alanda interneti kullanıyoruz. Bu durumunun insanlara büyük faydalar sağladığı tartışmasız bir gerçeklik. Ancak bununla birlikte internetin hayatımızda yol açtığı bazı olumsuzluklar da söz konusu. Bu sorunlardan birisi de: kişilik haklarını ihlal eden içeriklerin internet ortamında yayınlanması.

Kişilik haklarını ihlal eden yayınlar farklı şekillerde karşımıza çıkabiliyor. Örneğin; sizin hakkınızda gerçeği yansıtmayan bir haber yayınlanabiliyor. İnsanlar sosyal medyada size yönelik hakaret içeren sözler sarf edebiliyor. Yayınlanması konusunda rızanızın olmadığı bir fotoğrafınız ya da videonuz yayınlanabiliyor. Firmanızın satışını yaptığı bir ürünle ilgili asılsız karalamalar yapılabiliyor. Yargılanıp beraat ettiğiniz bir dava ile ilgili haberler halen yayında olabiliyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Peki, bu gibi durumlarda ne yapmalıyız, yasalar bize hangi imkanları tanıyor?

Konu ilgili düzenlemeler 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda yer almakta.  Buradaki düzenlemelere göre; internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, iki farklı yolu kullanabilirler.

Bunlarda birincisi; içerik sağlayıcısına, buna ulaşılamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını istemektir. Örneğin bir internet sitesindeki köşe yazarının size hakaret eden bir yazı kaleme aldığını düşünelim. İşte bu durumda o internet sitesine başvurarak köşe yazısının yayından çıkarılmasını isteyebilirsiniz.

İkinci yöntem ise doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini istemektir. Bu durumda içerik varlığını sürdürecek ancak Türkiye sınırları dahilinde o içeriğe erişilemeyecektir. Hakim talebiniz üzerine kararını 24 saat içinde vermek durumundadır. Eğer karar erişimin engellenmesi yönünde olursa Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne gönderilir. Birlik de bu kararı erişim sağlayıcılara iletir. Erişim sağlayıcılar da kararının gereği en geç dört saat içinde yerine getirir.

Değinilmesi gereken diğer bir husus da özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişilerin doğrudan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığını başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilmeleridir. Bu durumda da erişim sağlayıcılar bu tedbir talebini en geç dört saat içinde yerine getirir. Ancak bu erişim engellenmesinin sürekli hale gelebilmesi için Sulh Ceza Hakimliğinin kararına ihtiyaç vardır. Bu nedenle;  erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na gönderir; aksi hâlde, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar.

Bu yollar kullanılarak sonuca ulaşmak mümkün. Ancak uygulamada bazı sorunlar çıkabiliyor ve erişimin engellenmesi kararının fiilen uygulanması mümkün olmuyor. Örneğin; Facebook, Twitter ve Youtube gibi sosyal paylaşım siteleri “HTTPS” protokolü kullandıkları için teknik olarak bu platformlardaki içeriklere erişimin engellenmesi mümkün olmuyor. Bu durumda ancak sitenin tamamı erişime engellenirse ihlalin önüne geçilebiliyor. Ya da site ihlale yol açan içeriği yayından kaldırma yoluna gitmeli.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.