Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkez yönetiminin 'dikta' anlayışına ve parti tabanını yok saymasına rağmen, parti içerisindeki rahatsızlıkları ve yönetimin sebep olduğu vaziyeti ortadan kaldırmak için,  sorumluluk sahibi insanlar ortaya çıkmaya devam ediyor.

30 Kasım 2015 tarihinde basın toplantısı düzenleyerek Ülkücü tabanın yüreğine tercüman olan Eski İçişleri Bakanı, Eski İstanbul MHP Milletvekili Meral Akşener Hanımefendi çok önemli bir çıkış yapmış, sadece MHP içerisinde değil Türkiye'de birçok kesimde bu çıkış heyecanla karşılanmıştır.

******

Basın açıklamasında “İnanıyor ve biliyoruz ki; iktidarın tek alternatifi MHP'dir. MHP 'partilerden bir parti' değildir. MHP, 3 bin yıldır tarih sahnesinde yer alan büyük Türk milletinin 47 yıldır yol arkadaşıdır. Hiçbir mensubumuz MHP'den daha büyük ve daha önemli değildir. Bizler tesadüfen bir araya gelmiş insanlar değiliz. Birçoğumuz gençliklerinin en güzel günlerini, hatta canlarını ülküleri için feda ettiler. Bizim tavrımız parti içi muhalefet olarak değerlendirilemez. Bizler bir tercih değil, bir mecburiyet karşısındayız. Ne kaybedecek vaktimiz ne kıracak kalbimiz ne de dışlayacak ülküdaşımız var. Biz kirli ve gizli senaryoların bozulması için kararlıyız." ifadelerini kullanan Meral Akşener Hanımefendi birleştirici, bütünleştirici bir konuşma yapmış; Parti tabanının genelinin düşüncelerine tercüman olmuştur.

Hz. Muhammed'in "Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız"  sözüne atıfta bulunarak birleştirici-bütünleştirici bir yaklaşım ortaya koyan Akşener'in bu sözün rehber olacağına dair vurgusu ise partinin en çok ihtiyacı olan ''Ülküdaşlık Hukuku''na önemli bir vurguydu.

******

Siyasal sebeplerle kendi partilisini, ülküdaşını ''Hainlik'', ''Ajanlık''  yaftalamalarıyla sürekli hedef gösteren zihniyetin açmış olduğu büyük tahribatın ortadan kaldırılması için; MHP'de bu anlayışın hakim olması gerekiyor. Parti içi konuların çözüme kavuşturulması ve MHP'nin milletle olan rabıtayı tesis etmesi için, topluma örnek hale gelmesi gerekiyor.

- Demokratik olgunluğa ulaşılması

- Parti mensubu her insana önem verilmesi

- Milletle rabıta kurulması ve kucaklaşılması

gibi konularda MHP'nin gelişmesi, AKP ile mücadele edebilecek güçlü kadrolarla buluşması sağlanmalıdır.

******

Meral Akşener hakkındaki asılsız itham ve iftiralara karşı 'Ülküdaşlık Hukuku' korunarak tavır alınması, parti tabanının ferasetine ve üst kurul delegelerinin iradelerine saygı gösterilmesi, MHP'yi  'Tek Adam' anlayışıyla yönetenlere önemli mesajlar olmuştur.

Ülkücülük Devlet Bahçeli'ye sadakat değildir. Ülkücülük bir dava mensubiyetidir.

Milliyetçilikte belli bir kesimi ahbap-torpil ilişkileriyle meclise göndermek değil; Türk Milletiyle rabıta kurup- milletin sorunlarına karşı çözüm üretmekten geçer.

Meral Akşener büyük bir heyecan oluşturmuş, MHP'nin 'Demokratik' zeminde gelişmesi ve Millet nezdinde 'İktidara aday' hale gelmesi için sorumluluk alabilecek bir isim olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Bu süreçte Dr. Sinan Oğan, Meral Akşener gibi genel başkan adaylarımıza atılacak iftiralara karşı her ülkücü uyanık olmalı, Ülkücüyle rabıtasını yitirmiş olanların fitnelerine karşı gayret göstermelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.