Bildiğiniz gibi Milliyetçi Hareket Partisinde Olağanüstü Kurultayını toplamak için gerçekleştirilen çalışmalar neredeyse tamamlandı. İmza toplayan Genel Başkan Adaylarının önümüzdeki günlerde toplanan imzaları MHP Genel Merkezine sunmaları bekleniyor. Bundan sonraki süreçte neler yaşanacak hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

Ülkeyi yönetmeye talip olan Siyasi Partiler ;

 - Yükümlü oldukları sorumlulukları yerine getirmek,

-  Milletin sorunlarını teşhis edip-tedavi etmek maksadıyla kurulurlar.

Bu temel 2 amacı gerçekleştirmek adına yöntemler belirler ;

-  Millete hizmet edecek kadroları bir araya getirir

-Milletin sorunlarının çözümü için projeler geliştirir ve demokratik seçimlerde diğer siyasi partilerle  yarışırlar. 

Genel Başkan Dr. Devlet Bahçeli döneminde MHP 6 genel seçime girmiş,  sadece 1999 yılındaki seçimlerin ardından İktidar olabilmiştir. 

Kaybedilen yerel seçimleri, referandumları ve cumhurbaşkanlığı seçimini saymıyorum.

Yani Sayın Genel Başkanımız Dr. Devlet Bahçeliile MHP, AKP'nin siyaset sahnesine girdiği tüm seçimleri kaybetmiştir. Sayın Genel Başkan ve Başkanlık Divanı üyeleri, 7 Haziranda AKP'nin dağılma sürecini başlatacak sonuçları doğru okuyama(mış), 5 aylık propaganda sürecinde AKP'nin ''Devletin bekası için Tek Başına İktidar'' algısına destek verecek bir çizgide bulunmuşlardır.

7 Haziran - 1 Kasım aralığında MHP'nin kaç miting yaptığını bilen var mı ? 

Malum TV kanallarında AKP'nin “Devlet düşmanı” ilan ettiklerini savun(mak) dışında Semih Yalçın’ı, Celal Adan’ı gören var mı ?

Soruları çoğaltabilirim ancak herkesin bildiği doğruları tekrar tekrar yazmanın anlamı yok.

******

Sözüm ona bazı ülküdaşlarımız 'Olağanüstü Kurultay' çağrılarını ''Fitne'' olarak nitelemekte ve konuya yanlış bir pencereden bakmaktadırlar. ''Meral Abla'ya mektup'' yazan dostlarımızın aynı yazı üslubu ve ana fikirde ''Ruhsar Abla'ya, Zuhal Abla'ya'' neden sessiz kaldıklarını da sorgulamak lazım…

Meral Abla'nın 15-20 yıl önce bilgisi dışında yazıl(mış) gazete metinlerini şimdi tekzip etmesi mi bekleniyor? Meral Abla'ya destek verenlerin sosyal medya hesaplarını tek tek inceleyip açık bulmak yerine, Genel Merkez koridorlarında cirit atanların çok değil 3-5  ay önceki beyanatlarına bakmak gerekmez mi?

''Ergenekon iddianamesi hükümete darbe girişimiydi'' diyen kimdi?  Bu adam Genel Başkan Yardımcısı değil mi?

Kaybedilen 1 Milyon sekizyüz yirmiyedi bin dörtyüzotuzbir oy mu AKP'yi güçlendirmiş, MHP'de parti içinde huzuru bırakmamıştır, yoksa Genel Başkan Adaylarının ''Ülkücü Üst Kurul Delegelerinin iradesine'' başvurmaları mı ?

Bu soruyu lütfen her ülküdaşımız kendisine sorsun.

******

Olağanüstü Kurultay için imza kampanyası yürüten Genel Başkan Adaylarını tenkit etmek, ''Ülke bu durumdayken parti içi konularla meşgul olanlar fitne çıkarmaya çalışıyor.'' tezini ortaya koymak büyük bir yanılgıdır. Çünkü 'İktidara talip' her siyasi partide yaşanılması en doğal süreç yaşanmaktadır. Bu süreçte Genel Başkan ve MHP yönetiminin birlik ve beraberliğin tesisi için sorumluluk almaları gerekirdi. Ama maalesef o sorumluluğu alamadılar.

Milliyetçi Hareket Partisinin almış olduğu sonuçlar ne kadar büyük bir başarısızlıksa, 'Olağanüstü Kurultay' toplayarak partiyi yeni kadrolarla buluşturmak ve AKP karşısında büyük bir hezimet yaşayan partiyi yeniden güçlü konumuna ulaştırmak için gayret göstermekte o kadar zaruridir.

Parti içinde başlaması kesin olan tartışmaları sonlandırmak Genel Başkanın elindeydi. ''Önce Ülkem, sonra partim.'' diyen Genel Başkan MHP'nin ivedi şekilde parti içi meseleleri çözmesini sağlayabilirdi.

Ama maalesef kendisi Genel Başkan Adaylarını tenkit et(mek), seçim sonuçlarını doğru değerlendirme(mek), 'Olağanüstü Kurultay' taleplerini ise çok sert sözlerle hedef almayı tercih etmiştir.

Konu sadece seçimlerde alınan mağlubiyet değildir.

******

MHP’nin Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Kürt açılımına destek anlamı taşıyan ifadeleriyle bilinen Ekmeleddin İhsanoğlu'nu 'Çatı Aday' olarak göstermesi, ardından bu ismin kontenjandan meclise taşınması da büyük bir hezimetin habercisi olmuş, 'Türk Milliyetçiliği' fikrinde ciddi çizgisel sapmalar olarak yorumlanacak milletvekili listeleri belirlenmiştir.

Yazdığım birçok yazıda somut örnekler sundum. MHP'nin büyük bir hüsrana doğru sürüklendiğini, bir an evvel bu hatalardan dönülmesi gerektiğini, MHP Genel Başkanının çevresindeki bazı başkanlık divanı üyelerinin teşkilatlara büyük zararlar verdiğini neşrettim.

Ne yazık ki yazdığımız hiçbir yazı Genel Başkana tesir etmediği gibi, Seçim atmosferinde tespit ettiğimiz doğrular dostlarımız tarafından bile görülememiştir.

MHP'nin 7 Haziran-1 Kasım 2015 Genel seçimleri aralığında 'Paralel Yapı' olarak adlandırılan Cemaatle olan irtibat intibası ve yaşanılan bazı hadiseler - AKP'nin ''Devletin bekası'' teziyle hareket ederek oylarını arttırmasına sebebiyet vermiştir.

Ne yazık ki Sayın Genel Başkan, Başkanlık divanı üyelerinin TV ekranlarında yapmış oldukları büyük pervasızlıkların, söylenilen sözlerin 'algısal' anlamda AKP'ye yarayacağını öngöreme(miş), yanlış telkinlerle bu sonucun oluşmasında maalesef başrol oynamıştır.

Dolayısıyla MHP'de 'Olağanüstü Kurultay' evin toparlanması, birlik ve beraberliğin sağlanması için şarttır. İmzaların teslim edilmesinin ardından olası 'uzatma çalışmaları', parti yönetiminin olası hukuksuzluğu karşısında girilecek 'Kayyum' sürecinde muhtemel 'Cadı avı' çalışmaları, MHP Genel Merkezinin ülkeyi değil kendi koltuk ikballerini düşündükleri anlamını çıkaracaktır ki bu büyük bir tehlikedir.

Umut ediyorum Sayın Genel Başkan bu gerçeği görür ve 'Olağanüstü Kurultay' için yapılacak başvuruyu engellemeye çalışmaz.

Yapılacak 'Olağanüstü Kurultay'da kim Genel Başkan seçilirse seçilsin- birlik ve beraberliğin yeniden tesisi noktasında büyük bir adım atıl(mış) olacağına hiç kimsenin şüphe etmeyeceğine eminim.

Zira MHP'de Kurultay dönemlerinin ardından, parti içi tartışmalar biter ve teşkilatçılık şuuru devreye girer.

Yapılacak Olağanüstü Kurultay sadece Milliyetçi Hareket Partisinin Genel Başkanını değil; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin gelecekteki Başbakanını da belirleyecektir inancındayım.

Bu kim olabilir?

Zamanı geldiğinde yazarız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
s.cumhur özgeriş 2 yıl önce

geleceğin genel başkanı,başbakanı,cumhurbaşkanı ve türk dünyasının lideri sinan oğan dır.artık dede ve ninelerle işimiz olmaz.
bilge kağan sinan oğan

Avatar
asiye 2 yıl önce

bilge kağan sinan oğan

Avatar
ülkü asena 12 ay önce

Bilge Kağan Sinan Oğan

Avatar
mehmet arı karaman 2 yıl önce

sayın yazar bunları defaatle yazmanızda fayda olacana inanıyorum ınşAllah genel merkezdekı zatı muhteremler bunları dıkkate alırlar saygılar

Avatar
Mustafaergu61@hotmail.com 2 yıl önce

Meral ablanın 20 yıl önceki haberlerinin haberi. Olmadan yazıldığına.cok eminsiniz dyp li olmuş anap lı olmuş akp li olmuş başka parti bulamayınca mhp ye gelmiş birinin 20 yıl önce sine kefil siniz gendi.bile okadar geçmişe kefil olmaz Tansu nun. Fetullah gülen in Aydın Doğan ın buroje si meral hanımı genel başkan seçdirmez

Avatar
ahmet Alparslan 2 yıl önce

Sayin bahçesinin bu tutumu yeni değildir 2003 yılından bu yana üç kez sayın Koray Aydın bir dönemde sayın ümit Özdağ la kurultay çalışmalarına iştirak ettim malesef karşısına çıkan herkesi part içi virüs. Cemaat uzantısı. Amerikan ajanı vs.vs.ile suçlamistir oysa başkanlık Divanı üyelerinin kasetleri konduğu gün hareket temelinden sarsilmış. Genel baskan ve yönetici arkadaslar nefesini bir kenara bırakıp çoktan yeni bir değişime gitmeleri gerekirdi.Allah yardımcımız olsun