Türk siyasetinin temsil ettiği fikirler itibariyle en köklü kurumu olan MHP’de esen değişim rüzgârı, genel başkan değişimi üzerinden esse de, MHP’de gerekli olan değişim genel başkan değişiminden çok daha ötesidir.

BOP’un stratejik bir ürünü olan AKP’nin 14 yıllık iktidarında hem içerde hem de dışarda uyguladığı gayrı millî politikalar, siyasi ve sosyal dinamikleri değiştirdi. MHP ise bu dinamiklere göre siyaset üretemedi. Bununla birlikte; koskoca bir dava, tamamen vatan ve milleti böldürmeme siyasetine indirgenmiş, bunun dışında siyaset ve söylem ortaya konmamıştır. MHP, Türk dünyası ve İslam coğrafyasına yönelik sahip olduğu hedef ve güçlü argümanları arka plana itmiş, iç siyaseti de bu arka plana perde yapmıştır. Hal böyle olunca da; gelinen noktada MHP’de ideoloji tırpanlanmış bir durumdadır. 

Çağı değiştirmek ve çağa Müslüman Türk’ün mührünü vurmak gibi bir mefkûreye sahip olan Ülkücü Hareketin bunu gerçekleştirmesi, önce çağı yakalamaktan geçmektedir. Ülkücü Hareketin Türk toplumunda cazibe merkezi olmaktan hızla uzaklaşmasının sebebi, çağı yakalamakta yaşadığı problemlerdir. Çağı doğru ve gerektiği gibi okuyamayan MHP yönetiminin; iktidarı boyunca her alanda çark etmiş, çark ederken de MHP’nin sıçrama yapmasına, hatta iktidar olmasına çok uygun bir konjonktür oluşturmuş AKP karşısında girdiği her seçimde yenilmesi, artık Ülkücülere heyecanını kaybettirmiş ve umutsuzluğa sevk etmiştir.

MHP; kadro – vizyon - kitle iletişim araçlarını kullanma - strateji ve çözüm oluşturma noktasında Milliyetçi-Ülkücü camiada ve kamuoyunda karşılık bulacak adımları atmamış, bu anlamda çalışmalar ortaya koyamamıştır. MHP bugün girdaptadır. Bu girdaptan çıkmak ise; önce MHP’nin kendisini sorgulamasından, hata ve eksikliklerini tespit etmesinden, parti içi demokrasinin hayata geçirilmesinden ve ortaya konulacak vizyon ile Ülkücü camia ve toplumda yeniden karşılık bulmasıyla mümkündür.

MHP’nin siyaseten içinde bulunduğu durumun sebebi, Türk milliyetçiliği fikriyatı değildir. Problem; dünyada ve ülkemizde siyasi ve sosyal dinamikler değişir ve gelişirken MHP’nin bunlara yönelik düşünce ve siyaset üretememesidir. Bir fikir partisi olan MHP’nin, gayrı milli bir iktidara karşı çok uygun bir konjonktüre de rağmen on yılı aşkın süredir neden alternatif olamadığı bu çerçevede bütün yönleri ile sorgulanmalıdır. Meseleye kişiler üzerinden yaklaşmak, MHP’deki mevcut yapının yanlış ve hatalarını aklamaya çalışmak, sorunları perdelemek anlamına gelmektedir. Bu yaklaşımın bugüne kadar MHP’ye hiçbir şey kazandırmadığı aşikârdır.

Bütün bunlar bize şunu göstermektedir; olağanüstü kurultay, hasta yatağındaki MHP’ye yapılması gereken acil müdahaledir. Olağanüstü kurultaydan sonra da MHP’de kurultaylar devam etmeli, Milliyetçi-Ülkücü ideolojinin çağı yakalaması ve yeniden çağın parlayan yıldızı olması noktasında yol haritası işlevi görecek fikir kurultayları icra edilmelidir. Düşünme ve sorgulama olgusu MHP’de yeniden var edilmeli, bu olgular sadece siyasi değil sosyal ve kültürel anlamda da işlevde bulunmalıdır. MHP’nin ve Ülkücü Hareketin içinde bulunduğu durumu, sadece politik yanlışlar üzerinden değerlendirmek hata olacaktır. MHP, dünyada yaşanan gelişmeleri de doğru okumak zorundadır. Zira küreselleşme, bütün dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de etkisi altına almıştır. MHP’nin, küreselleşmenin ülkemizde yarattığı etkilere karşı milli duruşu sadece siyaseten göstermeyi tercih etmesi, fikirleri topluma aktarmakta çok etkili olan edebiyat, sinema, tiyatro vs. gibi alanlardan Türk milliyetçilerinin geri çekilmesine sebep olmuştur. MHP, ana akım medyanın televizyon kanalları ve gazetelerini kullanmamakta, bu da karşı propagandayı MHP’ye baskın kılmakta ve MHP üzerinde negatif algı oluşturulmasına neden olmaktadır.

Cumhuriyetin beka sorunu yaşadığı bu dönemde, cumhuriyetin kuruluş felsefesini temsil eden MHP, düşünce ve fikirlerini topluma aktarmada etkili olan unsurlara sahip olamayacaksa, bu unsurları değerlendiremeyecekse Türkiye’nin içine hapsedildiği küresel cendereyi nasıl kıracaktır? Topraklardan ziyade algıların işgali ile küresel hedeflerin aşama kaydettiği bir çağda, aynaya bakmayan siyasi hareketlerin yok olma süreci ile karşı karşıya kalması hatta yok olması kaçınılmazdır.

MHP’de olağanüstü kurultay derhal toplanmalı ve Türk milliyetçileri derhal toparlanma sürecine girmelidir. Küresel gelişmeler doğru okunmalı, Türk Dünyasına yönelik hedefler ve sorunlar ilmi açıdan tartışılmalı ve aynı şekilde çözümler ortaya konmalıdır. Türkiye’de yaşanan toplumsal değişim doğru analiz edilmeli, üç hilali iktidara taşıyacak, iktidar olduktan sonra da, küreselleşen dünya da milli çıkarlara sahip çıkacak politikalar oluşturulmalıdır.

Olağanüstü kurultay, bu değişim silsilesinin başı konumundadır. Ancak değişim, genel başkan değişimi ile sınırlı kalırsa MHP’nin ve Türk milliyetçilerinin içinde bulunduğu bunalımdan çıkması mümkün olmayacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
metin şeker özdede 2 yıl önce

Sn.Ergin'e yazısından dolayı eleştiri yapmak haddime değil.Devamlı okuduğum mudavimi olduğum yiğit yazarlarımızdan birisidir.Haber uç Hilal'dede takip edeceğim.

Yazma ve bizi bilgilendirme hayatında başarılar dilerim.Haber Üç Hilal olarak sizinde yayın hayatınızda Başarılar dilerim.

Avatar
MUSTAFA ACAR 2 yıl önce

yüreğine, eline sağlık evladım. bir kere daha öğretmenin olmaktan gurur duydum. başarılı yazılarının devamını diliyorum.Bu memleket şayet hak ettiği yere gelecekse sizin gibi aydın, fikri hür vicdanı hür gençler sayesinde gelecek inşAllah.

Avatar
N.KAYIKÇI 2 yıl önce

Başarılar dilerim kardeşim.

Avatar
Naci ÖZEN 2 yıl önce

Doğruları anlatmaya devam kardeşim.Rabbim kalemine kuvvet zihnine berraklık versin