Bacanlı'dan Başkanlık Sistemi Hakkında Çarpıcı Değerlendirmeler

Türkiye’de son süreçte başkanlık sistemi tartışmaları devam ederken, alanında uzman bir isim olan Alper Tunga Bacanlı, çarpıcı açıklamalar yaptı.

Bacanlı'dan Başkanlık Sistemi Hakkında Çarpıcı Değerlendirmeler

Türkiye’de son süreçte başkanlık sistemi tartışmaları devam ederken, alanında uzman bir isim olan Alper Tunga Bacanlı, çarpıcı açıklamalar yaptı.

20 Kasım 2016 Pazar 11:34
Bacanlı'dan Başkanlık Sistemi Hakkında Çarpıcı Değerlendirmeler

Türkiye’de son süreçte yeni anayasa çalışmaları ve başkanlık sistemi tartışmaları gündeme oturdu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla uzun süredir tartışılmayan bu konular yeniden konuşulmaya başlandı. Ana muhalefet olası değişikliğe sıcak bakmazken vatandaşlar, bu değişikliğin ne manaya geldiğini merak ediyor. Detayları ve isminin henüz netleşmediği sistemin Türkiye’nin geleceğini nasıl etkileyeceği ise merak konusu. Her gün birçok farklı açıklamalar gelirken sürecin nereye gideceği noktasında tedirginlik hakim.
 
Antalya Baro Başkanı olarak son derece  başarılı çalışmalara imza atan ve şu anda Türkiye Baro Birliği’nin delegasyonunda bulunan Av. Alper Tunga Bacanlı, Türkiye’deki başkanlık sistemi tartışmalarını HaberAnaliz’e değerlendirdi.
 
İşte Bacanlı’nın açıklamaları…
 
Başkanlık Sistemine İtiraz Noktaları…
 
Ülkemizde uzunca süredir tartışılan, pek çok sorunun çözümü olacağı ileri sürülen başkanlık sistemine, siyasal çevrelerden yoğun itirazlar yükselmektedir. Olası bir referandum süreci sonrasında hayata geçirilmesi planlanan başkanlık siteminin dünyadaki pratiğine ve bu pratik ışığında Türkiye’de uygulanması halinde meydana getireceği sonuçları irdelenmelidir. Temel olarak başkanlık sistemine itiraz noktaları; kişi, zümre yahut tek parti hükümranlığına yol açacağı (otokrasi) endişesi, üniter devlet yapısını federatif hale dönüştüreceği kaygısı ve pratikte iki partili sisteme dayandığı için diğer partilerin varlık şansını ortadan kaldıracağı tespitidir. Dünyada en bilindik ülkeler ABD ve yarı başkanlık sistemini uygulayan Fransa’dır. Bunun yanı sıra bazı Latin Amerika ülkelerinde (Brezilya, Uruguay, Arjantin, Paraguay, Bolivya, Honduras, Ekvator, Guatemala, Venezuela) birbirinden farklı başkanlık sistemleri uygulandığı görülmektedir. Bu ülkelerin ABD’den etkilendiklerini varsaymak çok da yanlış olmayacaktır.
 
Seçilecek Başkanın Hiçbir Surette Denetlenemeyeceği Açıktır
 
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yasama, yürütme ve yargı erklerinin ayrılığına dayanmaktadır. Bu sistem, sayılan kuvvetlerin ayrılığına dayandığı gibi, aynı zamanda, erklerin birbiriyle uyum içerisinde çalışması, nihayet denetim ve denge esasını düzenlemektedir. Başkanlık sistemini farklı kılan özellik, yasama ve yargının denetimi ışığında yürütmenin/başkanın yetkilerini artırıcı nitelik taşımasıdır. Yasama ve yürütme organının seçimleri ayrı yapılmakta, ülkenin başında yetkileri artırılmış ve tüm kurumların başı addedilen başkan bulunmaktadır. Vatana ihanet dışında yargılanamamakta, mahkeme önüne çıkarılabilmesi için nitelikli meclis çoğunluğu aranmaktadır. Başkanın yasama organı faaliyetlerini veto etme, önemli kamu görevlileri ve yüksek yargı mensuplarını atamak gibi yetkileri bulunmaktadır. Ülkemizde uygulanan parlamenter sistemde cumhurbaşkanı temsil, hükümetle birlikte atama ve bazı denetleme görevleri icra ederken, başkanlık sisteminde tüm yetkiler başkan tarafından kullanılmaktadır. Bir başka anlatımla parlamenter sistemde yürütme/iktidar, Başbakan/Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanı eli ile müştereken kullanılırken, başkanlık sisteminde tek ve yetkili makam başkandır. Bu bilgiler ışığında ülkemize dönecek olursak; her ne kadar geçmişte yaşanan sıkıntılı koalisyon süreçlerinin getirdiği yönetim zafiyeti, hızlı karar alma ve hayata geçirme, siyasi istikrar vs. argümanlar ortaya konmak suretiyle başkanlık sistemini savunan görüşler ileri sürülse de, ülkemizde mer’i koşullara bakıldığında, yüksek yargı mensuplarının yarısının başkan, yarısının meclis (aritmetiği malum) tarafından seçilmesi, yargı bağımsızlığı ve savunma güvensizliği, partili cumhurbaşkanı/partili başkan pratiği gibi temel hususlar gözetildiğinde, seçilecek başkanın hiçbir surette denetlenemeyeceği açıktır.
 
Ağır Tavizler Verilmesi Kaçınılmaz
 
OHAL sebebiyle KHK’ler çıkarılarak son derece süratli kararlar alındığı ve uygulamaya konulduğu açıktır. O halde bu manada bir zafiyetten söz etmek olanaklı değildir. Uzun yıllara sari sistemli kadrolaşma, devlet imkanlarının vatandaşa eşit ve adil şekilde dağıtılmaması gibi siyasi iktidarın kronikleşmiş tavrı, başkanlık sistemi ile son derece ağırlaşacaktır. Kişi hak ve özgürlüklerinin teminatı, en başta, siyasi iktidarın sağlıklı denetimi ile mümkündür. Halihazırda parlamenter sistemin öngördüğü denetim mekanizmalarının işlerliğini kaybetmiş olması vakıadır. Keyfiyeti bir de başkanlık sistemi ile taçlandırmak, yukarda sayılan sorunları ağırlaştırmaktan öte anlam taşımayacaktır. Geçmişte yaşanan tecrübeler, siyasi ikbal uğruna, ayrılıkçı gruplara birçok taviz verildiğini ve bu suretle vatanın birliği ve bütünlüğünün tehlikeye atıldığını göstermektedir. Başkanlık sisteminde bu kesimlere yeni ve ağır tavizler verilmesi kaçınılmaz olacaktır.
 
Dünyada mevcut örnekler incelendiğinde, başkanlık sisteminin, özerklik taleplerini ve federasyon özlemlerini cesaretlendireceği açıktır. Kaldı ki, süper güç olarak adlandırılan ABD de başkanlık sisteminin başarıyla uygulanmasının, diğer ülkelerde aynı neticeyi doğurması beklenemez. Her ülke kendi coğrafyasında tarihsel, sosyal, siyasal ve ekonomik durumu ile uygun bir yönetsel sisteme dayanmalıdır. Ancak bu sosyal ve siyasal gerekler zaruri kıldığı taktirde, köklü yönetsel değişikliklere gidilebilir. O halde yapılması gereken iş, mevcut parlamenter sistemi revize ederek hukukun üstünlüğü, demokrasi, yargı bağımsızlığı ve eşit yurttaşlık temelinde eksiklikleri gidermek ve bu doğrultuda gerekli tedbirleri hayata geçirmektir. Başkanlık sistemini savunanlar, bunun pratikte adalet, sağlık, eğitim, güvenlik ve ekonomik sorunlarımıza ne fayda sağlayacağını somut olarak ortaya koymak zorundadır. Gerisi laf-ı güzaftır.
 
(Değerlendirmeye http://www.haberanaliz.com/haber-analiz/turkiyede-baskanlik-sistemi-ne-anlama-geliyor-h7433.html adresinden de ulaşılabilir.)
 
 

Son Güncelleme: 20.11.2016 11:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.