CHP’den Hükümete Cephesine Yanıt: “Dinime Küfreden Müslüman Olsa”

Adalet yürüyüşünün ikinci gününde Başbakan Yıldırım ve Adalet Bakanı Bozdağ'ın yürüyüşe karşı yaptığı açıklamalara ilk tepki CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar’dan geldi.

CHP’den Hükümete Cephesine Yanıt: “Dinime Küfreden Müslüman Olsa”

Adalet yürüyüşünün ikinci gününde Başbakan Yıldırım ve Adalet Bakanı Bozdağ'ın yürüyüşe karşı yaptığı açıklamalara ilk tepki CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar’dan geldi.

16 Haziran 2017 Cuma 15:35
CHP’den Hükümete Cephesine Yanıt: “Dinime Küfreden Müslüman Olsa”

CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, Başbakan Binali Yıldırım’ın ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın ‘Adalet sokakta aranmaz’ sözlerine “Demokrasinin yeri alanlar, meydanlardır. Kitaplardaki kanunları yok sayan bir yönetimin demokrasinin yerini bilmemesi normaldir. Buradan anlaşılıyor ki halkın sokaklara inerek demokrasiyi araması, alanlarda olması; bugünkü yönetimin en büyük korkusudur” dedi.

 ‘Dinime küfreden Müslüman olsa' diyen CHP'li Sağlar, Sözcü'ye yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“Adalet Bakanı, İzmir'deki davalarda savcılara talimat veren, birçok mahkeme başkanına ne şekilde dava açacağını söyleyen kişi. Bunların hepsi zaman zaman toplumun önüne de getirildi. Adalet Bakanı, ‘adalet' isteyen CHP'ye dil uzatabilecek noktaya gelmiş. Aslında bakanlığın adı ‘adalet' ama ‘adalet' yok ortada. Olmayan bir bakanlığın bakanı ve kendi yaptıklarını örtmek adına yeni yalanlar uyduruyor, yeni yaftalar yapmaya çalışıyor.

“Adil Öksüz’ü açıklamalı”

Geçmişte yaptıklarını, söylediklerini, FETÖ'ye olan ilan-ı aşkını bir kenara bırakalım. Adil Öksüz'ün kaçırılmasıyla ilgili ne şekilde dahli vardır onu açıklamalı. Arkadaşı Efkan Ala bile onu söylüyor, ‘ben yakaladım, adalet bakanına verdim. Bundan sonrasını ona sorun' diyor. Adalet Bakanı bununla ilgili bir şey söylemedi.

“Bozdağ tarihe geçecek”

Türkiye'de adaleti yok eden bir bakan olarak tarihe geçecek. Asıl önemlisi bence evrensel hukuka inanmayan birinin, adalet bakanı olması, adil yargılanmanın da gerçekleşmesini engelleyen dolayısıyla adaletin ortaya konmasını, ortaya çıkmasını da doğrudan doğruya engelleyen, adil yargılama yapılmasını istemeyen bir kişinin çığ gibi yayılan ‘adalet' talebini engellemeye çalışması.

Biz Adalet Bakanının Kılıçdaroğlu ile birlikte ‘adalet' isteyenlerin önünde yürümesini beklerken, o adaleti yok etmek için görevini yerine getiriyor. O zaman da bize geçmişi hatırlatıyor. Hukuka inancımız kalmıyor. Bozdağ ‘Kanun yolları sokaklarda değil kitaplardadır' diyor. Tam tersi, demokrasinin yeri alanlar, meydanlardır. Kitaplardaki kanunları yok sayan bir Adalet Bakanının demokrasinin yerini bilmemesi de doğaldır.

Yıldırım’a yanıt

Başbakan Binali Yıldırım'ın “Sokağa davet etmek sokakta çözüm aramak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Provokasyon ihtimali uzak değil. Sokağa inince bu ihtimal her zaman olabilir. Ama gerekli tedbirler alınmış durumda. Ümit ederim bu meseleye burada son verirler. Dokunulmazlık kalkınca olacakları biliyorlardı” açıklamasına ise Sağlar şöyle yanıt verdi:

 “Önemli olan mahkemelerin doğru karar vermesi, adaletin yerine getirilmesi. Bu ülkede 15 yıldır mahkemelere talimat veren bir siyaset var. Bu ülkede ‘Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımıyorum' diyen başbakanlar gördük biz. ‘Cübbenizi çıkarın da siyaset yapın' diyerek verilen mahkeme kararlarına karşı çıkan siyasiler gördük. Bunlar başbakanın mensubu olduğu partinin siyasileriydi. Dolayısıyla söylediklerinin hiçbiri geçerli değildir.

Ben Başbakan Yıldırım'ın ve Bakan Bozdağ'ın söylediklerinden şunu çıkarıyorum. Halkın sokaklara inmesi, demokrasiyi araması, alanlarda olması, bugünkü yönetimin en büyük korkusudur.  Bu korkuyu şimdi dile getiriyorlar. Buradan sesleniyorum. Bunun sonrasında veya bu yürüyüş esnasında herhangi bir provokasyon olursa bunun müsebbibi de AKP olacaktır.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.