OHAL Olağan Hale Gelmemeli

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında OHAL'in olağanlaşmaması gerektiğini belirtti.

OHAL Olağan Hale Gelmemeli

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında OHAL'in olağanlaşmaması gerektiğini belirtti.

14 Eylül 2017 Perşembe 11:15
OHAL Olağan Hale Gelmemeli

 Türkiye’nin En Büyük Sorunu Kutulaşmadır

Ülkenin en büyük sorununun kutuplaşma olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, OHAL süreci ile ilgili de dikkat çeken şu açıklamayı yaptı: “Türkiye’nin en önemli sorunu kutuplaşmadır. Siz kutuplaşması zirveye çıkarırsanız terörü de azdırırsınız. Baştan beri söyledik, OHAL elbette böyle bir kalkışmanın ardından ilan edilmeliydi. Ancak OHAL’i olağan hale getirirseniz o zaman bu ülkede dikta rejimine gidiş var demektir. Bir kişi veya bir parti bütün kararları alacak ve bu kararların hiçbiri yargı denetimine tabi tutulmayacak. Anayasa Mahkemesi (AYM) diyecek ki ‘OHAL var, ben bundan dolayı hükümetin ve Meclis’in almış olduğu bu kararların hiçbirini gündemime almam’. Kusura bakmasınlar ama böyle bir AYM olmaz. Hükümet bütünüyle Anayasa’yı çiğnerse ne olacak, kim müdahale edecek. Hukuksuzluğun hâkim olmasına nasıl olur da AYM yeri geldiği zaman dur demez. Bundan dolayı AYM’nin aldığı kararları bir defa daha gözden geçirmeye davet ediyorum. Türkiye yeniden tanzim ediliyor. OHAL ile alakası olmayan alanlarda kararlar, kanunlar çıkarılıyor. Bir kişi düşünüyor, bir kişi karar veriyor, bir kişi uygulama yapıyor. Olmaz böyle bir şey. Bu Türkiye’ye zarar verir. Biz adalet mekanizmasını, yüksek yargı organlarını ve AYM’yi göreve davet ediyoruz.”

Adalet Mekanizmasını Şaşırtmaya Çalışıyorlar

Değerlendirmesinde 15 Temmuz hain darbe kalkışması ve sonrasında yaşananlar ile ilgili de konuşan Karamollaoğlu, terör örgütü mensuplarının yeni yöntemler geliştirmeye çalıştıklarını, siyasi iktidarın buna karşı uyanık olması gerektiğini ifade etti. Karamollaoğlu, yaşanan yargılama sürecinde de titiz davranılması uyarısını yaparak, “15 Temmuz’da devletin bütün organlarına sinir uçlarına kadar nüfuz etme imkânı buldular. Karşı karşıya kaldığımız manzaranın altında kalkılamamasının temel sebebi maalesef bu. Mahkemeler başladı, konular gündeme geliyor. Bunun karşısında da suçlananlar kendilerini korumak için ayrı taktikler uyguluyor. Adalet mekanizmasını şaşırtmaya çalışıyorlar. Bizim, dürüstlüklerinden bu ülkeye bağlılıklarından, hak ve adaleti gözettiklerinden hiç tereddüdümüz olmayan bu yapı ile hiç alakası olmayan çok yakın arkadaşlarımız maalesef gözaltına alınabiliyor. Aradan bir süre geçince de ‘özür dileriz’ deniliyor. Buradan kurtuluşun ise tek bir yolu var. Sayın Cumhurbaşkanı’nın birer kez dile getirdiği tekrar etmediği bazı hususların dikkate alınması gerekir” dedi.

Bu Sorunlar Partizanlıkla Çözülmez

Karamollaoğlu, “Baskıcı, kutuplaştırıcı, ülkede huzuru bozan tavırlardan mutlaka vazgeçmeleri icap eder. 12 Eylül’ler, 28 Şubat’lar, 15 Temmuz’lar yaşanmasın diye” ifadeleriyle de yaşananlardan ders alınması gerektiğini kaydetti. Karamollaoğlu, “Ümit ediyoruz ki, hükümet bugüne kadar meydana gelen hadiselerden ders alır ve bundan sonraki yaklaşımlarını da buna göre yeniden tanzim eder. Bunun bazı emareleri var ama şunu çok iyi bilmelidirler ki, partizanlık bu işi önlemez. Partizanlık sadece bugünkü hadiselerin çığırından çıkmasına sebep olur. Hükümet, ‘bana bağlı, benimle hareket eden kadro ile çalışırsam bu tip işler olmaz’ diyebilir. Daha fazla oluyor. Çünkü bu sefer yalakalar doğar. Yalakalar bir hükümetin doğru karar vermesini engeller. İftiralar ortaya atılır. Beğenmediğin insanları küçük düşürebilmek için birtakım yollara, tevessül edilebilir” şeklinde konuştu.

12 Eylül İse Ne Yazık Ki Türkiye’nin Bir Felaketi Olarak Tarih Sayfalarında Yerini Aldı.

Karamollaoğlu, konuşmasının başında Eylül ayının Türkiye ve dünya tarihi açısından önemli günlerin yaşandığı bir ay olduğunu aktararak, “11 Eylül’de yaşanan olay dünyanın felaketi oldu. 12 Eylül ise ne yazık ki Türkiye’nin bir felaketi olarak tarih sayfalarında yerini aldı. Amerika, bugün konu Müslümanlar ile ilgili olursa hukuku, hakkı, insan haklarını rafa kaldırmaktan hiçbir zaman çekinmiyor. 12 Eylül’de de hukukun ortadan kalktığı, gözaltına alınan insanların acımasızca işkence edildiği dönemler oldu. 28 Şubat dönemi de farklı bir post-modern darbeydi. 12 Eylül’de yapılan yanlışlıklar başka bir şekilde bu sefer 28 Şubat’ta tekrar edildi” dedi.

Son Güncelleme: 14.09.2017 11:29
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.