Semih Yalçın'dan Muhaliflere Yine Ağır Hakaretler

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, muhaliflere ağır hakaretler içeren açıklamasında, "FETÖ'nün hâlen tamamen temizlenemeyen gizli ayakları, parasal kaynakları ve toplumun çeşitli kesimlerine gizlenen elemanları MHP'yi içeriden bölmek için müzmin ve sözde muhalefeti, bir Truva Atı gibi kullanmayı denemişlerdir" ifadelerini kullandı.

Semih Yalçın'dan Muhaliflere Yine Ağır Hakaretler

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, muhaliflere ağır hakaretler içeren açıklamasında, "FETÖ'nün hâlen tamamen temizlenemeyen gizli ayakları, parasal kaynakları ve toplumun çeşitli kesimlerine gizlenen elemanları MHP'yi içeriden bölmek için müzmin ve sözde muhalefeti, bir Truva Atı gibi kullanmayı denemişlerdir" ifadelerini kullandı.

13 Mart 2017 Pazartesi 20:07
Semih Yalçın'dan Muhaliflere Yine Ağır Hakaretler

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, referandum süreci ve son günlerde MHP'nin saldırıların odağında tutulmasının sebepleri hakkında zehir zemberek açıklama yaptı.Semih Yalçın, "MHP'den atılanların ve sözde muhalefetin gerçek amacı, Anayasa değişikliği için 16 Nisan'da yapılacak referanduma yönelik 'hayır' kampanyası yürütmek değil, MHP'nin millet nezdindeki itibarını ve siyasetteki misyonunu baltalamaktır. Meselenin en manidar yanı, Marksist yuvası hâline gelmiş CHP'nin emrindeki medya organlarının; MHP tabanı ve milletimizin itibar etmediği siyaset deccallarına hayat öpücüğü vermek için cilvelenmesidir" dedi.

Yalçın, "Sözde muhalefet, türlü türlü methüsena, pohpohlama ve ajitasyonla CHP'nin kayığına bindirilmiştir. Oysa Atatürk'ten kalan zengin birikimin mirasyedisi ve Cumhuriyet'in yüz karası CHP'nin kayığına binmek, siyaseten imamın kayığına binmekten farksızdır. CHP, illetli ve siyaseten zürriyeti kesilmiş bir partidir. CHP yanlısı gazete ve televizyonlar; MHP'nin politikalarıyla ilgili makul, ayağı yere basan eleştirilerde bulunmak varken, iftira ve karalama yolunu tercih etmişler, kelam ve kalemlerini fitne ve bozgunculuğa tahsis etmişlerdir" değerlendirmesinde bulundu.

"Küresel güçlerin önündeki engel

Emperyalist küresel güçlerin Türkiye'yi kontrol edilebilen yönetilebilen, uydu bir devlet hâline getirmek amacında olduğunu kaydeden Yalçın; "Ancak gayelerine ulaşmak için küresel güçlerin önlerinde çok büyük bir engel vardır: Birlik ve bütünlüğümüzün devamı için enerji üreten, emperyalist hücumlara karşı direnen ve toplumsal vicdanı temsil eden "ortak ses", yani MHP! Milliyetçi Hareket Partisi bu sebeple hedef alınmakta, MHP'yi etkisizleştirmek için çoklu projeler hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Bunun içindir ki FETÖ'nün hâlen tamamen temizlenemeyen gizli ayakları, parasal kaynakları ve toplumun çeşitli kesimlerine gizlenen elemanları MHP'yi içeriden bölmek için müzmin ve sözde muhalefeti bir Truva Atı gibi kullanmayı denemişlerdir" dedi.

"Dün Başbuğ'a muhaliflerdi"

Semih Yalçın, "Türkeş; 1977'de başkanını seçemeyen Meclisteki siyasi tıkanıklığı ve krizi çözmek için nasıl CHP'nin adayı Cahit Karakaş'a oy vermişse, nasıl 1991'de DYP-SHP koalisyonuna güvenoyu verilmesini istemişse, Ermenistan'ın eski Cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan'la hangi saik ve hangi gerekçelerle görüşmüşse, MHP Lideri Devlet Bahçeli de aynı sebeplerle Anayasa değişikliğinin önünü açmıştır. Dün Alparslan Türkeş'i anlamaktan aciz olan, vaktiyle ona karşı çıkan zihniyet; bugün de Devlet Bahçeli'ye muhalefet etmektedir" açıklamasında bulundu.

MHP camiasıyla alakası kalmamış, "merdut" ve kovulmuşlardan mürekkep müzmin muhalefetin; il il, ilçe ilçe gezerek ülkeyi dolaştığını belirten Yalçın; bunların, "referandum için hayır kampanyası yürütme" bahanesiyle aslında MHP aleyhinde yıkıcı propaganda yaptığını vurguladı.

Semih Yalçın, CHP'nin medyadaki tellal ve borazanlarının da MHP düşmanlarının; fitne, fesat ve şer yuvalarının sözde gönüllü hamiliğine soyunduklarını anlattı.

Yalçın, şunları söyledi:

"Sözde muhalefet, türlü türlü methüsena, pohpohlama ve ajitasyonla CHP'nin kayığına bindirilmiştir. Oysa Atatürk'ten kalan zengin birikimin mirasyedisi ve Cumhuriyet'in yüz karası CHP'nin kayığına binmek, siyaseten imamın kayığına binmekten farksızdır. CHP, illetli ve siyaseten zürriyeti kesilmiş bir partidir. CHP yanlısı gazete ve televizyonlar; MHP'nin politikalarıyla ilgili makul, ayağı yere basan eleştirilerde bulunmak varken, iftira ve karalama yolunu tercih etmişler, kelam ve kalemlerini fitne ve bozgunculuğa tahsis etmişlerdir."

Semih Yalçın; "Dün Alparslan Türkeş'i anlamaktan aciz olan, vaktiyle ona karşı çıkan zihniyet; bugün de Devlet Bahçeli'ye muhalefet etmektedir." dedi.

MHP'nin, kolektif vicdanın siyasete yansıması olduğunun altını çizen Yalçın, "Türk toplumunun içindeki ortak "o ses", MHP'dir. Türk milletinin bekası, geleceği, birlik ve bütünlüğü adına hüküm verip uygulamaya geçiren toplumsal vicdanı MHP temsil etmektedir." ifadesini kullandı.

Semih Yalçın yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

"Anayasa değişikliğiyle ilgili referandum yaklaştıkça, sürecin dominant ve başat aktörü MHP aleyhindeki kampanya ve propagandalar da hız kazanmıştır.

Bu aleyhte kampanyalarıyürüten ve destekleyenlerin kirli emellerini, karanlık amaçlarını ortaya dökmek, MHP'ye yönelik saldırıların arka planını deşifre etmek için; öncelikle partimizinmaşeri vicdanın teşekkülü bakımından nasıl bir fonksiyon icra ettiği, algıları nasıl değiştirdiği Türkiye'de siyaseti nasıl sağlam bir hedefe kanalize ettiği üzerinde durulmalıdır.

Meşru siyasi hareketler; vücudun ana damarları gibi topluma can veren, bünyeye kan pompalayanenerji ve oksijen kaynağıdır. Ana damarlarda tıkanıklık hâsıl olduğunda,bundan bütün vücut etkilenir.

Milliyetçi-Ülkücü Hareket ve onun politikadaki temsilcisi olan MHP, Türk toplumunun atardamarıdır. Türkiye'nin iç ve dış etkenlere dayanıklı, güçlü bir sosyal bünyeye sahip olmasında MHP'nin önemli katkısı vardır.

Aynen insan vücudundaki atardamarın oksijen yüklü temiz kanı bütün organlara taşıdığı gibi MHP de Türk milletinin bütün temiz değerlerini toplumun her kesimine dağıtmakta ve yaymakta; sosyal yapının zinde, güçlü, dinamik ve mukavim olmasını sağlamaktadır.

Bunun içindir ki MHP, Türkiye'nin varlığını sürdürmesi ve bekası açısından hayati bir fonksiyon icra etmektedir.

Nasıl atardamarlardaki tıkanıklık bünyede kansızlığa ve kangrene varıncaya kadar ciddi rahatsızlıklara yol açarsa, MHP'nin işlevini görmesinde meydana gelecek bir engel, bütün Türk toplumunu derinden etkilemektedir.

MHP; fikriyatı, mücadelesi ve ilkeli tutumuyla Türk toplumunu ve onu ayakta tutan maşeri vicdanı beslemektedir.

Vicdan, insanoğlunun yüreğinde kurulu manevi adalet mekanizmasıdır. Gözle görülmese elle tutulmasa da vicdan her iş ve oluşta devreye girerek insan davranışlarını tayin eder. Biz vicdanı göremesek de onun yansımalarına güçlü bir şekilde şahit olmak, sonuçlarından etkilenmek suretiyle mevcudiyetini idrak ederiz.

Vicdan, insanı iyiye ve doğruya teşvik ederek sürekli adalet duygusu üreten bir gönül mahkemesi, hak ölçütüdür. Vicdan, içimizdeki "o ses"tir. İnsan davranışlarını yargılayan ve hükmünü veren de, hükmü geri bırakan da vicdandır.

Toplumların da vicdanı vardır. Sosyal dokuyu şekillendiren mensubiyet şuuru, nizam ve denge gibi unsurları; kolektif vicdan oluşturur. Kolektif vicdan; aile, sosyal çevre ve eğitimin katkılarıyla teşekkül eder. Ortaya müşterek bir "o ses" çıkar.

İşte Türk toplumunun içindeki ortak "o ses", MHP'dir. Türk milletinin bekası, geleceği, birlik ve bütünlüğü adına hüküm verip uygulamaya geçiren toplumsal vicdanı MHP temsil etmektedir.

Bahçeli, Başbuğ'dan devraldığı misyonu...

Başbuğumuzun ebediyete irtihalinden sonra 1997'de bayrağı devralan Sayın Devlet Bahçeli, aynı misyonu vukuf ve liyakatle sürdürmüş ve sürdürmektedir.

Küresel güçlerin cambazı ve maşası olan FETÖ; MHP bünyesindeki en büyükoperasyonlarına, 2011 seçimleri öncesinde Kaset Komplosu'yla start vermiştir.

Buna karşılık; bölücü örgütün maksat ve hedefleriniiyi bilen MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, 31 Mart 2011'de "Gülen Hareketi"nin faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması çağrısında bulunmuştur.

O zaman bu çağrıya bütün siyasi aktörler şiddetli tepki göstermişlerdir. O dönemdeSayın Devlet Bahçeli'nin kamuoyuna sunduğu ve tehdidi bütün çıplaklığıyla resmeden fotoğrafı görmezden gelenler, sonradan ah vah etmişler ama geç kalınmıştır. 

Gerçek yüzleri yavaş yavaş ortaya çıkan ve arkasına saklandıkları sözde dindar "hizmet hareketi" perdesi aralanmaya başlayan FETÖ'cüler, bundan sonra gerek ellerindeki medya organlarını gerekse destekçileri olan politikacıları kullanarak MHP aleyhinde yıkıcı propagandalara başlamışlardır.

FETÖ'nün MHP'ye sızarak içeriden ele geçirme çabaları ise sonuçsuz kalmıştır.

FETÖ, 2015 Kasım seçimleri sonrasında ise müzmin muhalefeti örgütleyerek MHP aleyhindeki gayretlerine yeni bir veçhe vermiştir.

FETÖ'nün bünyesinde en güçlü yuvalandığı parti, o dönemde iktidar partisi AKP olmuştur.

Örgütü kullanan küresel aktörler, bu yolla Türkiye'nin bütün kurumlarını kontrol edilebilir kılmayı hedeflemişlerdir.

2016 yılı ortalarınagelindiğindeyse FETÖ; elebaşının da gizli toplantılarında söylediği gibi, devleti tamamen ele geçirebilecek gücü kendinde görerek harekete geçmiş, 15 Temmuz'da bir darbe girişimi yapmıştır.

Oyunu MHP bozdu

O günün gecesi, küresel güçlerin güdümündeki FETÖ'nün oyununu yine MHP bozmuştur. Darbe girişimine karşı ilk cesur siyasi çıkışı MHP Lideri Devlet Bahçeli yapmış, partisiyle teşkilatlarının devletin ve meşru hükûmetin yanında yer aldığını açıklamıştır.

Milletimizin tanklara karşı göğsünü siper etmesinde, askerî ve sivil devlet kurumlarında darbe girişimine karşı şiddetli bir direniş oluşmasında MHP'nin açık tavrı belirleyici bir rol üstlenmiş ve liderinin ustaca hamlesi, sonuca doğrudan etki etmiştir.

Böylelikle MHP bir kez daha hayati işlevini icra etmiş, bir gece vakti millî vicdanı uyandırıp ayağa kaldırmıştır.

Bölücülerin azgın ve kanlı sokak eylemleri yüzünden "MHP neden sokaklara inmiyor?" diye yırtınanlar, MHP'nin; beka tehdidi karşısında milletin sokaklara hâkim olmasını nasıl sağladığını görmüştür.

Küresel emperyalizm; kontrol edilebilir ve güçsüz bir Türkiye oluşturma yolunda önündeki en büyük ve aşılamaz engelin, MHP olduğunu bir kez daha öğrenmiştir.

Bunun içindir ki FETÖ'nün hâlen tamamen temizlenemeyen gizli ayakları, parasal kaynakları ve toplumun çeşitli kesimlerine gizlenen elemanları MHP'yi içeriden bölmek için müzmin ve sözde muhalefeti bir Truva Atı gibi kullanmayı denemişlerdir.

Ancak ne bu at kaleden içeri girebilmiş ne de atın içine yuvalanan kurşun askerler başarılı olabilmiştir.

Bununla birlikte, tahtadan atın beş acemi süvarisi ve bunların arkasına taktığı bir avuç kurşun asker; arkalarına aldıkları gizli destekler ve teşviklerle saldırılarını sürdürmektedir.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin neden Anayasa değişikliği için hamle yaptığını, neden referandumda Evet diyeceklerini açıkladığını anlamak için Alparslan Türkeş'in geçmişte attığı adımları ve MHP'nin misyonunu doğru tahlil etmek gereklidir.

Türkeş; 1977'de başkanını seçemeyen Meclisteki siyasi tıkanıklığı ve krizi çözmek için nasıl CHP'nin adayı Cahit Karakaş'a oy vermişse, nasıl 1991'de DYP-SHP koalisyonuna güvenoyu verilmesini istemişse, Ermenistan'ın eski Cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan'la hangi saik ve hangi gerekçelerle görüşmüşse, MHP Lideri Devlet Bahçeli de aynı sebeplerle Anayasa değişikliğinin önünü açmıştır.

"Türkeş'e muhalefet edenler ile Bahçeli'ye karşı çıkanlar aynı"

Dün Alparslan Türkeş'i anlamaktan aciz olan, vaktiyle ona karşı çıkan zihniyet; bugün de Devlet Bahçeli'ye muhalefet etmektedir.

Genel Başkanımız Devlet Bahçeli; tıpkı Alparslan Türkeş gibi, MHP ve Milliyetçi-Ülkücü Hareketin oyunda figürasyon olarak değil, bizzat oyun kurucu olarak yer almasını sağlamıştır.

Fırat Kalkanı Harekâtı nasıl Türkiye'nin elini güçlendirmiş ve bölgedeki satrançta masaya oturtmuşsa, Devlet Bahçeli de politika meydanındaki Anayasa değişikliği hamlesiyle partisini ve camiasını Türk siyasetinin başat aktörü konumuna getirmiştir.

MHP, Mecliste HDP'nin de gerisine düşmekle itham edilmiştir. Oysa MHP'nin misyon ve fonksiyonu 40 milletvekiliyle ölçülemez. MHP'nin ederi, kemiyetten çok keyfiyetle değerlendirilmelidir.

MHP; bölücü terör örgütü PKK'nın siyasi kanadı konumundaki HDP'nin siyaseten etkisizleştirilmesine zemin hazırlamış, terörle mücadelenin Türk milletinin çıkarları ve bekası doğrultusunda yapılmasını temin için inkâr edilemez bir rol üstlenmiştir.

MHP; Türk milletinin varlığından, birliğinden ve egemenlik haklarından vazgeçilemeyeceğini ispatlamış ve bunun aleyhindeki AKP politikalarının değişmesini sağlamıştır.

Sözde muhalefetin Anayasa değişikliği için 16 Nisan'da yapılacak referanduma yönelik hayır kampanyası yürütmesinin ardında MHP'nin üstlendiği bu hayati misyonu ve millet nezdindeki itibarını baltalama amacı yatmaktadır.

Üstelik bunların arasında Ülkücü Hareketin imkân ve nimetleri sayesinde milletvekili olan ve isim yapan kimseler de yer almıştır. Bunlar; sayesinde dünya nimeti ve mevki sahibi oldukları bir camianın dinamiklerini inkâr etmişler, kendilerini var eden partilerine ve onun saygın liderine arkalarını dönme saygısızlığını, edepsizliğini, cüretkârlığını ve nankörlüğünü göstermişlerdir.

Bu güruh, kıyamet öncesinde eşeğiyle yandaş toplayan deccal misali kapı kapı dolaşıp siyaset simsarlığı yaparken farkında olmadan karadelik meydana getirmektedir. Oluşturdukları karadelik, bu politika deccallarını ve etrafında toplananları içine çekip yutacaktır.

Kendi partisinin politikaları aleyhinde çalışan, birlikte yola çıktığı arkadaşlarına yolda tuzak kuran veya tuzak kuranların maşası olan milletvekillerine MHP'nin kanun ve tüzük çerçevesinde uygulayacağı muamele bellidirve meşrudur. Bunlar hakkında partimizin disiplin kurulları gereken adımı atmış, partiden ihraçları kararlaştırılmıştır.

Partiden atılanların amacı...

MHP camiasıyla alakası kalmamış, "merdut" ve kovulmuşlardan mürekkep müzmin muhalefet; il il, ilçe ilçe gezerek ülkeyi dolaşmakta, "referandum için hayır kampanyası yürütme" bahanesiyle aslında MHP aleyhinde yıkıcı propaganda yapmaktadır.

Gittikleri yerlerde bunları karşılayanların çoğu, ya eskiden MHP'lilerle hasbelkader bir arada bulunmuş ve sonradan partimizle ilgisi kalmamış kimselerdir ya da partilerinden ümidini kesmiş eski CHP'lilerdir.

Müzmin muhalefet güruhu; toplantılar düzenlemek için her gittikleri yerde kendileri gibi siyaset atık ve artıklarıyla irtibat kurmakta, bunlar üzerinden partimize ve camiamıza saldırmaktadır.

Bu güruhun MHP aleyhinde yürüttüğü kampanyada yoğurdun bol olduğu, gösterişli toplantılar için hiçbir masraftan çekinilmediği gözlerden kaçmamaktadır.

Camiamızdan tart edilmiş "siyaset atıkları"ndan ve sözde Ülkücülerden oluşan müzmin muhalefetin para kaynakları kimler ve hangi odaklardır?

Bunlar hangi mahfillerden, hangi merkezlerden beslenmektedir?

Bunları gerek el altından ve gizli olarak gerekse açıktan kimler, hangi odaklardesteklemektedir?

Meselenin en manidar yanı, Marksist yuvası hâline gelmiş CHP'nin emrindeki medya organlarının; MHP tabanı ve milletimizin itibar etmediği siyaset deccallarına hayat öpücüğü vermek için cilvelenmesidir.

CHP destekçisi bir kısım medyanın kapıları müzmin muhalefete ardına kadar açılmıştır. Buralarda devamlı olarak Milliyetçi Hareket Partisine hakaret edilmekte, Sayın Devlet Bahçeli'ye ölçüsüzce, seviyesizce saldırılmaktadır."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.