TBMM’de 15 Temmuz Özel Oturumu… İşte Meclisten Mesajlar!

TBMM'de siyasi partilerin grup başkanları ve TBMM Başkanı Kahraman özel oturumda 15 Temmuz ile ilgili konuştular.

TBMM’de 15 Temmuz Özel Oturumu… İşte Meclisten Mesajlar!

TBMM'de siyasi partilerin grup başkanları ve TBMM Başkanı Kahraman özel oturumda 15 Temmuz ile ilgili konuştular.

15 Temmuz 2017 Cumartesi 14:44
TBMM’de 15 Temmuz Özel Oturumu… İşte Meclisten Mesajlar!

TBMM Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında açılan 15 Temmuz oturumunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı locasından takip ediyor. Başbakan Binali Yıldırım ve Bakanlar kurulu üyelerinin yanı sıra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet bahçeli de parti gruplarındaki yerlerini aldı. Oturum İstiklal Marşı’nın okunmasıyla birlikte açıldı.

İstiklal Marşı'nın ardından konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman, şunları belirtti.

Demokrasi nöbeti tutan asil milletime şükranlarımı sunuyorum. Canını feda etmekte bir an olsun tereddüt etmeyen aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Yaralılarımıza, gazilerimize şifalar niyaz ediyorum. 15 Temmuz'da milletimizin yiğit evlatları meydanlara inmiş ve gözlerini kırpmadan şehadete yürümüşlerdir. Bugün Türkiye demokratik bir sistem ile yoluna devam etmektedir ve devam edecektir. 15 Temmuz bunu bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye, sosyal, laik, halk hakimiyetine dayalı bir hukuk devletidir.

"Topyekün Bütün Meclis, Sütçü İmam'dı, Nene Hatun'du"

15 Temmuz günü millet olarak her kurum ve kuruluşu ile başarılı bir imtihan verdik. Meclisimiz de bir imtihan verdi. Alçak darbecilere karşı burada bulunarak Meclisimizi açık tutarak milletin sesinin ne kadar gür olduğunu gösterdik. Örnek bir olağanüstü toplantı yaptık. Gece 3 partinin hazırladığı bildiriyi Meclis'te 4 partinin imzası ile ortak olarak kamuoyuna açıkladık. Hanımefendi milletvekillerinin her birinin Nene Hatun olduklarını ifade etmek isterim. Nene Hatunlar yalnız değil, Sütçü İmamlar da var. Topyekün bütün Meclis, Sütçü İmam'dı, Nene Hatun'du.

"Meclis, İkinci Kez Gazi Unvanını Aldı"

Ahmet  Gündoğdu Bey geldi, Özgür Bey'e dedi ki, ben ceketimi sana vereyim, olur sana dedi, Özgür Bey aldı, güzel bir konuşma yaptı, "Kaderde milli görüş gömleğini giymek de varmış" dedi. Gerektiğinde bir yumruk halinde bir araya geliriz. 15 Temmuz bunun bir ispatıdır.

"Meclis, ikinci kez Gazi unvanını aldı. Aziz milletimiz demokrasi nöbetlerine günlerce devam etti. Milletimiz bütünlük şuurunu dosta ve düşmana karşı sergiledi. Bunlar güzel kazanımlardır. Artık musibetlerle karşılaşmayacağız. Bir daha Türkiye darbelerle yüz yüze gelmeyecek."

Başbakan: 15 Temmuz Düşmana Kıyametin Yaşatıldığı Gündür

İsmail Kahraman'ın ardından Başbakan Binali Yıldırım kürsüye çıktı ve şöyle konuştu…

Aziz milletim hepinizi sevgi ile saygı ile selamlıyorum. Türkiye'nin en karanlık gecesini aydınlık sabaha dönüştüreli tam bir yıl oldu. Eğer burada bir araya gelebiliyorsak bunu 250 kahraman şehidimize, kahraman gazilerimize ve büyük Türk milletine borçluyuz. 15 Temmuz bu milletin, düşmanına kıyameti gösterdiği gündür. 15 Temmuz iman dolu çılgın Türklerin tankları ezdiği gündür. 15 Temmuz bir işgal hareketine karşı milletin çıplak eli ile silahları erittiği gündür. İstiklal Marşımızın her satırı o gece yeniden yazıldı.

O gece Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı ile milyonlar, milletine, bayrağına sahip çıkmak üzere 2. kurtuluş mücadelesini başlattı. Destanların en güzelini yazdık. İstiklalin muhakkak ki bir bedeli var. Bu bedeli bir değil, binlerce kez ödedik. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan. Bu günler Türkiye'nin tarihinin utanç vesikasıdır.

"15 Temmuz Gecesi Destanların En Güzeli Yazıldı"

15 Temmuz gecesi destanların en güzeli yazıldı. Bir geceye 10 senelik bir mücadeleyi sığdırıp bu toprakların hür ve bağımsız kalacağını bütün dünyaya haykırdı. Gazi bir millete gazi bir Meclis yakışır. O gece milletvekillerimiz parti kimliklerini bir kenara bıraktı hep beraber ülkemize sahip çıktı. Ölümüne milli irade nöbeti tuttu, bombaların altında Meclis'i terk etmedi. Milletim de egemenliğini düşmanlara bırakmayıp o gece Meclis'ine ölümüne sahip çıktı. 15 Temmuz'un her yıl dönümünde de aynı ruhla bu çatı altında buluşulmalıdır.

"Siz Kalleş Oldukça, Biz Daha Çok Kardeş Olacağız"

1915'te Çanakkale'yi geçemeyenler, 2016'da İstanbul Boğazı'nı geçeceğini mi sandı. O halde siz kalleş oldukça biz daha çok kardeş olacağız. Size kelepçeler vurdukça biz daha çok kenetleneceğiz. Siz hain oldukça biz daha çok kahramanlar çıkaracağız. 15'lilerin torunları, 15 Temmuz'da dedelerine ne kadar da layık oldular.

Kılıçdaroğlu'nun Meclis'teki Konuşması

Başbakan Yıldırım’dan sonra ise CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasında şunlara değindi…

"FETÖ'nün darbe girişiminin 1. yıl dönümündeyiz. Tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazi Meclisimizin siz değerli mensuplarına şükranlarımı iletiyorum. Ordumuzun, parlamenter demokrasimize sahip çıkarak terör örgütüne karşı direnmesi de bizlere onur vermiştir. Şehit Astsubay Ömer Halisdemir'in şahsında tüm şehitlere Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. FETÖ'nün ülkemiz demokrasisine yönelik darbe girişiminin başarısız kılınması halkımızın demokrasiye sahip çıkmasıyla sağlanmıştır.

"16 Temmuz 2016 günü toplanan TBMM Genel Kurulu'nda da ifade ettim, darbe girişiminin bütün boyutları ile masaya yatırılması ve gerçeklerin gün yüzüne çıkarılması sağlanmalı. Bu çatı altında gösterilen kararlılık, araştırma komisyonunun çalışmalarına üzülerek ifade edeyim ki yansıtılmamıştır. Darbe girişiminin bütün ayrıntılarına vakıf, MİT Müsteşarı ve Genelkurmay Başkanı'nın milli irade temsilcilerine bilgi vermesi sağlanamadı. Bu iki değerli bürokratın komisyona gelerek, milli iradenin sorularına yanıt vermek yerine yazılı bilgi vermeyi tercih etmeleri kabul edilebilir değil. Hangi gerekçe ile komisyona gelmesi engellenmiştir.

MİT, Adil Öksüz'ü Neden İzlememiştir"

"MİT'in raporunda "MİT'in daha önce dış makamlarla paylaşılan notlarda cemaatin darbe girişiminde bulunabileceğini bildirdiğini ancak istihbarat toplayamadığından net bir istihbarata ulaşamadığı" ifade edilmiştir. Bu açıklama pek çok noktadan sorunludur. 2012'den itibaren Adil Öksüz'ün Hava Kuvvetleri imamı olduğu bilinmektedir. Darbe toplantılarının büyük bir kısmı TSK dışında, yani özel evlerde yapılmıştır. Adil Öksüz, 2 telefon ve 1 GPS cihazı ile serbest bırakılmıştır. Haydi diyelim serbest bırakıldı, MİT, Adil Öksüz'ü neden izlememiştir."

Bahçeli’nin 15 Temmuz Özel Oturumu Konuşması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmasından satır başları ise şöyle…

"Meclis'in bu özel birleşiminde toplanmış bulunuyoruz. Muhterem heyetinizi, aziz vatandaşlarımızı hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. 15 Temmuz'a direnen, destan destan büyüyen aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet niyaz ediyorum.”

Böylesi Bir İhanet Kuşatması Yeni de Değildir.

Türk milletinin hedefte olması tesadüfi görülmemelidir. Böylesi bir ihanet kuşatması yeni de değildir. Buradan uyarıyorum birbirimize düşersek ya bizi bu vatandan söküp atacaklar ya da burada bizi gömük üzerimizden aşacaklardır. 15 Temmuz öncelikle bir darbe teşebbüsüdür. Ayrıca, taşeronları, planlayıcıları belli olan bir işgal denemesidir. Kontrollü darbe demek aklın inkarı, yalın gerçeklerin imhasıdır. TBMM defalarca bombalanmış, kurşun yağmuruna tutulmuştur.

Milli Bir Mütabakat Şart

Tarih sayfalarını karıştırdığımızda örneğine neredeyse hiç rastlanmayacak sahneler 15 Temmuz gecesi yaşanmıştır. Çanakkale'de yarım kalan zulmü hain FETÖ'cüler tamamlamak istemişlerdir.  15 Temmuz tarihi bir hesaplaşma, tarifsiz bir ihanettir. Bir yanda Türkiye diğer yanda yedi düvel vardır. Taraflar çok nettir. FETÖ, Türkiye'ye kastetmek için eline geçirdiği bütün imkanları kullanmıştır. Tanklar, silahlar 80 milyona doğrultulmuştur. Milli bir mutabakatın varlığı şarttır."

Son Güncelleme: 15.07.2017 14:54
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.