Arkadaşlarla oturup konuşuyoruz, kimi Sinan Oğan’ı, kimi Meral Akşener’i, kimi Ümit Özdağ’ı kimi ise Koray Aydın’ı destekliyor. Ortak paydamız ülkücülük şuuru ile yıllardan beri bu davaya verdiğimiz emek, bu hareketin daha iyi yönetilmesi daha iyi yere gelmesi ve bunun için de değişimin şart olduğuna olan inancımızdır.  

7 Haziran akşamı Sayın Bahçeli’nin en kısa sürede yeniden seçim istemesi ile başlayıp 1 Kasım akşamı seçim sonuçları ile gündeme gelen değişim rüzgârı tam fırtınaya dönüşmüşken en sonki mahkeme karaları ile yerini sükûnete bırakmak üzeredir.

Bu davanın uç beyleri olan Anadolu’daki ülkücüler, üst kurul delegeleri, il ve ilçe başkanları, belediye başkanları kendi üzerine düşen görevi fazlası ile yapmışlardır. Şimdi fedakârlık yapma sırası genel başkan adaylarımızdadır. Kendi nefislerini bir kenara bırakarak tabanın isteği doğrultusunda birlikte hareket etmek zorundadırlar.

“Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar alamazsınız” mantığı ile “değişim” isteyen ülkücü tabanın ilk hedefi bu değişimi gerçekleştirmektir. Ülkücü, adamın adamı değil davanın adamıdır. Bu anlamda isimlerden ziyade sistem ve zihniyetle olan bir problem söz konusudur.

Değişim isteyenlerin Sayın Bahçeli ile bir sorunu yoktur, sorun Milliyetçi Hareket Partisi’nin kötü yönetildiğinin düşünülmesi ve bu yönetim biçiminin değiştirilmesi meselesidir.

“İlla ben genel başkan olacağım ve partiyi sadece kendi ekibimle yöneteceğim” mantığı doğru ve sağlıklı bir mantık değildir ve mevcut zihniyetin başka bir isimle devamıdır. O yüzden sadece genel başkanlığa ismi geçenlerin değil, yıllardan bu yana küstürülmüş, bir kenara itilmiş, unutulmuş ne kadar dava adamı varsa hepsinin tekrar Milliyetçi Hareket Partisine kazandırılması ve onlardan yararlanılması gerekir.

Kimin genel başkan olacağından ziyade partiyi toparlayacak, büyütecek ve iktidara taşıyacak bir yapının ortaya çıkması genel arzumuzdur. Bu yapı ancak (hasret kaldığımız) birlik ve beraberlik içerisinde (yıllardır var olan) sevgisizlik ortamını ortadan kaldırmakla gerçekleşebilir.

Sayın Genel Başkan adaylarımız sizler bu yola çıkarken kendiniz için çıktıysanız Allah yolunuzu açık etsin, diyecek bir şeyimiz yok ama bizim için ve bizden güç alarak yola çıktıysanız o halde Allah rızası için nefislerinizi bir kenara bırakarak ülkücü tabanın sesine kulak verin ve birlikte hareket edin… Birlikte hareket edin… Birlikte hareket edin… Biz tabandaki değişim isteyen ülkücüler her gün aynı masada oturup davamızın, partimizin ve ülkemizin geleceğini konuşuyoruz. Bunu siz de yapabilirsiniz…

Ülkücülerin nasıl başarılı olacaklarını Üstad Necip Fazıl yıllar önce yazmış;

Sen;

Allahsız'ın nefret,

Namussuz'un dehşet,

Yüreksiz'in heybet,

Basıboş'un mihnet,

Devrimbaz'ın zulmet,

Eyyamcı'nın şirret,

Anarşist'in devlet,

Komünist'in illet

sandığı ve tanıdığı sen,

Sanıldığın ve tanındığın gibi ol!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.