Sinan Oğan: “TBMM, Hocalı’yı Soykırım Olarak Tanımalıdır”

Sinan Oğan, Haber Türk ekranlarında katılıdığı Enine Boyuna programında bir kez daha kamu diplomasisi vurgusu yaptı.

Sinan Oğan: “TBMM, Hocalı’yı Soykırım Olarak Tanımalıdır”

Sinan Oğan, Haber Türk ekranlarında katılıdığı Enine Boyuna programında bir kez daha kamu diplomasisi vurgusu yaptı.

25 Şubat 2018 Pazar 09:11
Sinan Oğan: “TBMM, Hocalı’yı Soykırım Olarak Tanımalıdır”


 

Sinan Oğan, Haber Türk TV ekranlarında yayınlanan Senem Toluay Ilgaz ile Enine Boyuna programında uzun zamandan beri dile getirdiği kamu diplomasisi konusunun yeniden altını çizdi. Oğan, öte yandan Hocalı’da yaşanana insanlık dramının bir soykırım olarak kabul edilmesini vurguladı.

Oğan’ın konuyla ilgili değerlendirmeleri şu şekilde…

Tillerson Türkiye’ye Geldi, Üç Tane Mülteci Çocuk Elinde Pankartla Önüne Çıksa Türkiye’nin Bütün Diplomatik Çabalarından Daha Etkili Olurdu”

Mehmetçiğimiz göstermiş olduğu çabanın onda birini kamu diplomasisi alanında gösteremiyoruz. Uzun süreden beri ben kamu diplomasisi konusunu burada ve birçok yerde gündeme getiriyorum. 24. dönem milletvekili ve aynı zamanda bir siyasetçi ve bir sivil toplum kuruluşunun başkanıyım, ülkemizin milletimizin bu alandaki faaliyetlerine de imkanlarımız ölçüsünde destek olmaya çalışıyorum. Türkiye’de de bir Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü var ve ben bir aydır kurumun koordinatörüne ulaşamıyorum. Bir şey istemeyeceğim, bir katkımız olabilir mi, onu soracağım ama ulaşamıyoruz kendilerine. Bakıyorum, özellikle son dönemlerde şunu neden yapmadıklarını anlamadım ve artık pes ettim. YPG’nin işgal ettiği Tel Abyadlıları, Menbiçlileri neden işgal ettikleri bölgelerin sınırına ya da işgal eden devletlerin büyükelçiliklerinin önüne yığıp “Biz memleketimize dönmek istiyoruz” dedirtemedik bir türlü? YPG’liler özellikle Afrin şehir merkezindeki meskun mahal operasyonları yaklaştıkça Türkiye’ye yönelik “sivil katliamı yapıyor” iftiralarını tavan noktasına getirmişlerdir. Buna karşı ciddi adımlar atmamız lazımdır. Askeri alanda kazandığımız başarıları bu karşı propaganda atağı gölgeleyebilir. Dolayısıyla, Türkiye’nin topyekün olarak bununla uğraşması lazım. Bakıyorsunuz, YPG’nin elinde silah olan teröristleri dahil birkaç dilde Türkiye’yi sosyal medyada açtıkları hesaplarla karalıyorlar. Afrin şehir merkezinde dünyanın birçok yerinden getirilmiş ve Türkiye’yi zora düşürmeye meyyal medya organları var. Türkiye çok büyük bir devlettir ve çok geniş imkanlarımız var. Türkiye’nin dünyanın her yerinde büyükelçiliği ve basın müşavirliği bulunuyor. Türkiye, birkaç dilde bunları yapmalıdır. Sadece Anadolu Ajansı’nın birkaç dilde yayın yapan sosyal medya hesabından dışında bir şey yok ama bu tek başına yetmez. Türkiye’nin Batı’daki diasporaları harekete geçirilmelidir. Batı’daki diasporalar sadece bakanların gönderilip “Oy verin” diye propaganda yapacakları kitleler değildir. Böyle zamanlarda bizim oradaki her bir vatandaşımız gönüllü büyükelçi sıfatıyla çalışmalıdır. Bunun için oradaki topluluklarımız harekete geçirilmelidir. Herkes komşusuna anlatmalıdır. Herkesin orada farklı diyalogları var, Türkiye onlara malzeme sağladığı takdirde rahatlıkla bu propaganda savaşını da kazanabilir. Sadece orada askeri olarak savaşmıyor sahada aynı zamanda bugün propaganda savaşı noktasına gelmişiz ki, Türkiye’nin bu propaganda savaşını mutlaka kazanması gerekir. Aksi takdirde cephedeki Mehmetçiğin kazanımlarI gölgelenebilir, bunun için Türkiye’nin yapabileceği çok şey vardır. Tillerson Türkiye’ye geldi, üç tane mülteci çocuk elinde pankartla önüne çıkamadı. Eğer çıksaydı, iddia ediyorum Türkiye’nin bütün diplomatik çabalarından daha etkili olurdu.

“Maaşlı Trol Ordusuna ‘Bırakın İç Meseleyi Afrin’deki Operasyonu Anlatın’ Dense Bile Önemli Bir Katkıdır”

Türkiye'de iç siyasete dahil olan maaşlı trol ordusuna "Bırakın iç meseleyi Afrin'deki operasyonu anlatın" şeklinde yukarıdan bir talimat verilse sadece bu bile önemli bir katkıdır. Bunların içlerinde yabancı dil bilen birçok kişi var. Bu tür konuları iç politika malzemesi yapmamak lazım. Afrin gibi konularda herkes bir araya gelecek, herkes nereye ne şekilde anlatabiliyorsa anlatacak. Burada birbirimize anlatmakta sorun yok ama Afrin’de Türkiye’ye karşı bir iftira kampanyası var, bunu herkes bir şekilde dışarıya anlatmak zorunda ve hükümete yakın – uzak diye ayrım yapılırsa yanlış olur. Ben mesela iç siyasetteki meseleleri dış siyasetimize ve milli meselelere karıştırmıyorum; ama bazı bürokratlar görüşmekten korkuyor.

“TBMM, Hocalı’yı Soykırım Olarak Tanımalıdır”

Bizler bu ülkenin vatandaşları olarak çabalarken hükümetin de diplomasi dilini daha ön plana çıkarır bir tavır içerisinde olması lazımdır. Şimdi Hollanda ile referandum döneminde yaşana bazı sıkıntılar vardı, bu hala bugüne kadar devam ediyor. Hollanda’nın Türkiye’ye karşı ciddi haksızlıkları var. Daha Srebrenica’nın kanı elinde olan bir ülkedir ve oradaki soykırımın müsebbiplerinden birisidir. Hollanda parlamentosu Türkiye’ye karşı sözde Ermeni soykırımı ile suçladı. Bu ayın 26’sı 26’ıncı yıldönümüdür. Türkiye’nin şöyle bir politikası var, diyor ki; “tarihi tarihçilere bırakalım”. Doğru ama Srebrenica, Hocalı tarihi bir olay değildir. Hepimizin hafızasında, yaşayan ve soykırımdan kurtulanların şahitliğinde bir olaydır. Peki, biz bununla ilgili bir karşı adım neden atmıyoruz? Srebrenica’da yaptığı katliam ve Hollanda tarihinde bununla ilgili en az 5-6 olay vardır, bunları neden karşı bir diplomasi hamlesi olarak kulalnmıyoruz? Biz artık Ermeni Soykrıımı iddialarının 100. yılı artık azalacak diye beklerken hükümetle garezi olan ülkelerin son dönemde bazen de siyasetin iç politikaya alet edilmesi sebebiyle tam “bitecek” dediğimiz Ermeni iddiaları patır patır önümüze geliyor. Bu açıdan Türkiye’nin bir taraftan buna hazırlık yapması gerekiyor ama önce Türkiye parlamentosunun ben milletvekiliyken hakkında kanun teklifi verdiğimiz Hocalı’yı soykırım olarak tanınması gerekiyor. Ayrıca bu konuda ABD’de Trump’ın da Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için böyle bir adım atma ihtimali var.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.