Ülkücü Hareketten Başkanlık Görüşleri- Bacanlı’dan Önemli Açıklama: “Ayağımıza Kurşun Sıkmak Demektir”
Yeni anayasa ve başkanlık sistemi tartışmaları hızlı bir şeklide ilerlerken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Başbakan Binali Yıldırım’ın görüşmesinden sonra bir anda yerini sessiz bekleyişe bıraktı. Meclise ne zaman gelecek, meclisten evet çıkacak mı, referanduma ne zaman gideceğiz, Türkiye için sonuç ne olacak soruları vatandaşı tedirgin ederken; ülkücü camia ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Milliyetçi Hareket Partisi’nin kapısına kilit vurmasına sebebiyet verebilecek böyle bir yasa karşısında neden bir anda tutumunun değiştiği, nasıl bir planı olduğu, mecliste son kararın ne olacağı konusunda MHP genel merkezinden açıklama bekliyor.
Haber 3 Hilal olarak “Ülkücü Hareketten Başkanlık Görüşleri” serimize bir hukukçu gözünden Türkiye’nin en büyük 4. barosu olan Antalya  Barosu’nun geçtiğimiz iki dönem başkanı ve Ülkücü camianın sevilen avukatlarından Alper Tunga Bacanlı’nın açıklamalarıyla devam ediyoruz.
Türkiye ölçeğinde gücün, bir kişinin, bir zümrenin yahut bir partinin insafına terk edilmemesi gerektiğini söyleyen Bacanlı, aksi halde demokrasiden uzaklaşılır, insan hakları ihlalleri artar, haklı olanın değil güçlü olanın hukuka egemen olacağını belirtti.
Başkanlık Türkiye'nin sorunlarını çözmeyeceğini aksine derinleştireceğini söyleyen Bacanlı şu ifadeleri dile getirdi.
“Keyfiyet Ayağımıza Kurşun Sıkmak Demektir”
“Başkanlık sistemi evvela iki partili bir sistemdir; Yani Türkiye başkanlık sistemine geçtiği taktirde bu aynı zamanda Milliyetçi Hareket Partisi’nin kapısına kilit vurmak anlamına gelir. Dolayısıyla ülkücülerin başkanlık sistemine taraftar olması mümkün değildir. Başkanlık sistemine yeşil ışık yakan MHP yönetimi ve sayın genel başkanın bu tavrını tasvip etmediğimi açıkça ifade etmek isterim. Keyfiyet ayağımıza kurşun sıkmak demektir. Başkanlık sisteminin sadece partimiz açısından değil ülke menfaatleri bakımından da ciddi sakıncaları vardır. Bu sistemin uygulandığı ülkelerde federatif yapılar söz konusudur. Türkiye’de ciddi anlamda bir terör belası söz konusudur. AKP yönetimi neredeyse tüm terörist grupları ülkemizin başına bela etmeyi başarmıştır. Öngörüsüz, basiretsiz, mezhepçi ve ayağı yere basmayan, rasyonellikten uzak politikalar güzel yurdumuzu kan ve göz yaşına boğmuştur. Başkanlık sistemi ayrılıkçı kesimlerin özerklik, federasyon vs. taleplerini cesaretlendirecektir. Bu sebeple de karşısında durmak, milletimize bunları izah etmek zorundayız.”
“Bir Kişinin Şahsi Arzusuna Dayalı Olarak Böylesine Köklü Değişiklikler Yapılamaz”
Sosyal ve siyasal ihtiyaçlar varsa eğer sistemsel değişikliğe gidilebileceğini belirten Alper Tunga Bacanlı: “Bir kişinin şahsi arzusuna dayalı olarak böylesine köklü değişiklikler yapılamaz. Başkanlık sistemi hangi derdimize derman olacaktır? Terör sona mı erecektir? Adalet, eğitim, sağlık alanında somut olarak hangi iyileşmeler olacaktır? Mevcut parlamenter sistemimizde Yasama, Yürütme ve Yargı birbirinden ayrıdır. Birbiriyle uyum ve ahenk içerisinde çalışır ama kuvvetler ayrılığı prensibi esastır. Başkanlık sisteminde ise yetkilerin neredeyse  tamamı başkana devredilmektedir. O vakit yargı bağımsızlığından, yargıç güvencesinden ve hukukun üstünlüğünden söz etmek mümkün olamaz.”
“Başkanlık, Tek Adam Yönetimine Giden Bir Süreç Anlamı Taşımaktadır”
Amerika Birleşik Devletleri’nde başkanlık olduğu için dünyanın süper gücü şeklindeki yaklaşımları gayri ciddi bulan Bacanlı: “Çünkü ülkeler sistemlerini coğrafi, ekonomik ,sosyal ve tarihsel süreçler sonucunda kurarlar, bu sistem Amerika’ da iyi işliyor diye bizde de iyi işleyeceği anlamına gelmez. Bizim tarihsel sürecimiz tamamen farklıdır. Başkanlık sistemini bir Amerika bir de Fransa başarıyla uygulamıştır. Bunun dışında Latin Amerika ülkelerinde diktatörlüğe yani otokrasiye yol açmıştır. Yani demokrasiden ve çağdaş değerlerden uzaklaşıp daha baskıcı, tek adam yönetimine giden bir süreç anlamı taşımaktadır. Türkiye ölçeğinde gücün, yetkinin bir kişinin, bir zümrenin yahut bir partinin insafına terk edilmemesi gerekmektedir. Aksi halde demokrasiden uzaklaşılır, insan hakları ihlalleri artar, haklı olanın değil güçlü olanın hukuku egemen olur.” diye konuştu.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.