Ülkücü Hareketten Başkanlık Görüşleri- MHP'li Başkandan Önemli Açıklama: "Hayır İçin Çalışacağız"
AKP ve MHP'nin uzlaştığı anayasa değişiklik paketi 316 imza ile Meclis Başkanlığı'na sunuldu.Bilindiği üzere Mecliste oylamaya sunulacak anayasa paketi için MHP’li milletvekillerinin oyu referandum konusunda hayati önem taşıyor. Ülkücü camiada en çok merak edilen konu ise oylamada MHP’li milletvekillerinin tabana kulak verip Hayır oyu verecekler mi, oldu.
MHP’nin en genç ve çalışmalarıyla göz dolduran seçilmiş il başkanı Eskişehir eski İl Başkanı Oğuz Sever başkanlık sistemi ve anayasa paketi hakkındaki düşüncelerini “Ülkücü Hareketten Başkanlık Görüşleri” için Haber 3 Hilal’e açıkladı.
 İşte Oğuz Sever’in açıklaması...
“İmralı’yla  Saray Arasında Bir Söz Kesilmiş, Bu Sözün Adı Başkanlık Sistemi”
Başkanlık sisteminin parlementonun gücünü zayıflatmaya yönelik bir hareket olduğunu düşünüyorum. Milliyetçi Hareket Partisi’nin 1 Kasım 2015 seçim bildirgesinde başkanlık ve yarı başkanlık sistemine karşı olduğu ifade edilmiştir. Geçtiğimiz seçimlerde bize oy verenlere, ülkücülere verdiğimiz bir söz vardı. Dedik ki:’biz başkanlık sistemine karşıyız ve Erdoğan’ı başkan yaptırmayacağız’ şimdi biz bu sözümüzü tutmamış oluyoruz, dolayısıyla ülkücüleri kandırmış oluyoruz.Biz Milliyetçi Hareket Partisi’nde değişimi istediğimizde bazı genel merkez yöneticileri şahsıma ‘bunu neden istiyorsun’ diye sordular. Bende ‘Türkiye’de AKP iktidarının daha fazla devam etmesini istemiyorum, MHP’nin iktidar olmasını istiyorum ve başkanlık sisteminin gelmesini istemiyorum’ değimde bana ‘biz sanki başka birşey istiyoruz.Biz de başkanlık sistemini istemiyoruz. O halde değişime ne gerek var’ demişlerdi. Dün başkanlık istemine karşı olan genel merkez yöneticileri bugün ne değişmiştir de bu konu hakkında hiçbir ses çıkarmıyorlar.MHP’nin Balgat yönetimiyle, ülkücüler ayrilmıştır, samimi ülkücüler başkanlık sistemine karşıdır, Türkiye’nin tek adam yönetimine gitmesini istememektedir. Daha önce sayın Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi ‘İmralı’yla  Saray arasında bir söz kesilmiş, bu sözün adı başkanlık sistemi’. Biz Devlet Bahçeli’nin başkanlık sistemiyle ilgili geçmişte söylediği her sözün altına imzamızı atarız ama genel başkanın da geçmişte verdiği sözlerin arkasında durmasını bekleriz.
“Başkanlık Sisteminden Yana Olan Ülkücüler Değil  AKP’lilerdir”
Başkanlık sistemi gelirse Türk siyasetinde bir sonraki aşamada MHP silinip gidecek ve parlementonun gücü çok zayıflayacak. Dolayısıyla Türkiye’de eşitlikçi, demokratik, gücünü toplumdan alan bir yürütmenin olabilmesi için mevcut patlementer sistemin devamından yanayız. Ancak etkisizleşmiş  tek bir kişinin tahakkümü altına girmiş yürütmenin de sakıncalarını OHAL nedeniyle günümüzde de yaşıyoruz.Dolayısıyla meclise hesap veren bir hükümetin olması başkana hesap veren bir hükümet olmasından daha iyidir.Türkiye’de istenen sistemin denetim mekanizması zayıf, Amerika’daki gibi temsilciler meclisi ve senato ayrı ayrı başkanı denetlemiyor. Türkiye’de  bundan sonraki dönemde parlementonun cumhurbaşkanını denetlemesi daha da kısıtlı olacak.Dolayısıyla biz mevcut parlementer sistemin devamından yanayız. Başkanlık sisteminden yana olan ülkücüler değil  AKP’lilerdir.
“Vatandaşla Yürütmeyi Birbirinden Uzaklaştıracak Bir Düzenleme”
Teklif hakkında genel bir değerlendirme yapacak olursak; cumhurbaşkanının yüce divanda yargılanmasına sevk edilecek koşullarda değişiklik yapılmış bu değişiklikte  cumhurbaşkanının gitmesini kolaylaştırmamıştır. Cumhurbaşkanının yüce divana sevki için meclisin salt çoğunluğu yeterli olmalıydı.Hükümet konusunda da bakanların dışarıdan atanması millet tarafında seçilmişlerin yerine atanmışların bakanlık yapacak olması bu insanların milletten çok başkana karşı sorumlu olması anlamına geliyor.Bir milletvekilinin bakan olması hem kendi seçim bölgesine, hemde kendini seçenlere karşı sorumluluk getirir ama atanmış kişilerin memur gibi bakan olması bu sefer de onu atayan kişiye karşı sorumluluk duygusunu geliştirir o insanda.Dolayısıyla Türkiye’deki yerleşik siyaset buna çok uygun değil.Vatandaşla yürütmeyi birbirinden uzaklaştıracak bir düzenleme olduğunu düşünüyorum.
“Ülkücüler Olarak Kendi Bulunduğumuz Bölgelerde ‘Hayır’  İçin Çalışacağız”
Başkanlık sisteminin MHP’ye ne faydası var diye bakacak olursak cevap hiçbir faydası yoktur. Dar bölge veya daraltılmış bölge seçim sistemine geçilirse o zaman MHP bugünkü görünümüyle mecliste olmayadabilir. Çünkü başta genel başkanımız kendi seçim bölgesinde birinci olamadı. Referandum oylamasında mecliste bulunan milletvekillerinin hayır oyu vermesini umut ediyorum.Devlet Bey’in  kendi twitter hesabından yazdığı ve bugün hala duran o tweetinde dediği gibi  ‘Türkiye’nin yeni Kaddafilere, Leninlere, Stalinlere, Hitlerlere ihtiyacı yoktur’ . Bu sistem Türkiye’yi daha demokratik bir yere değil tek adam yönetimine götürecek.  Dolayısıyla şu an mecliste bulunan MHP grubundaki milletvekillerinin Yusuf Hallaçoğlu, İsmail Ok, Nuri Okutan ve Ümit özdağ gibi hayır oyu vereceklerini düşünüyorum.Eğer meclisten geçerse referandum sürecinde ülkücü hareket tavrını net koymalı biz ülkücüler olarak kendi bulunduğumuz bölgelerde ‘hayır’ için çalışacağız. Bizim yerimize atanan il ve ilçe yönetimlerinin de inandıkları gibi yaşayarak ve davranarak ‘hayır’ yönünde çalışmalarını temenni ediyorum.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.