Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, dünya klasmanında geri kalmış bir ülkeyiz; lâkin Suudi Arabistan bu klasmanda geri kalmış ülkeler sınıfına dahi giremez!
 
Çünkü geri kalmışlık dahi bir klasman meselesidir. Suudi Arabistan resmen ve alenen çağ dışı kalmıştır.
 
Daha havaalanında despot bir görüntü verip, huzursuz bir zaman geçireceğimizin ön hazırlıklarını yapmaktadırlar.
 
Hoşgörü, güler yüz, sevgi ve muhabbetten uzak, düşmanca bakışlar, haşa haşa haşa; ama kendilerini küçük tanrıcıklar olarak gören, küçük küçük firavuncuklar.
 
Her şeye güzel bakmaya çalışıyoruz da mümkün mü?
 
Peygamber'in Hendek Savaşı'nı yaptığı bölgeye gidiyoruz, hendek kazılmış olan 2.5 km uzunluğunda yeri muhafaza edeceklerine, yol yapmışlar ve orada bir tarihin üzerine resmen beton dökmüşler.
 
Takriben otuz gün süren kuşatma zamanı, Efendimiz yedi tane mescit yapmış bu bölgede, her birine kilit vurulmuş, içerisi rezalet bir şekilde durmaktadır.
 
Ne bir rehber, ne bir müze, ne bir iz...
 
Uhud'a gidiyoruz... Okçular Tepesi'ne.
 
Türkiye'den geldiğinizi ve bu güne kadar yaşadığınız zamanı gözlerinizi kapatıp, unutsanız, zannedersiniz ki sene 500!
 
Hiç mi ilerleme olmaz bir toplumda, hiç mi taş taş üstüne koyulmaz, maalesef ki kocaman bir hiç ile karşılaşıyorsunuz.
 
Mescid-i Nebevi; temizlik, hijyen ve hizmet bakımından tartışmaya dahi açılamayacak kadar muazzam.
 
Buradaki en önemli sorunlardan biri, ülkede sanki müşrikler darbe yapmış, Peygamber'in kabrini kuşatmışlar, ona sevgi gösterene, despot bir şekilde tepki koymaktadırlar.
 
Aynı zamanda bildiğiniz gibi Hazret-i Peygamber'in yanında; Hazret-i Ömer, Hazret-i Ebubekir, Hazret-i Aişe anamız yatmaktadır.
 
Bizler Kitab ehliyiz. "Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz" Ayet-i Kerime'sini yolumuza ışık olarak tutanlardanız. Bundan dolayı da bir niyazımız olduğu vakit, Peygamber'den değil, Allah'tan isteriz. Peygamber'in kabrinin önünde "yallah hacı, yallah hacı, fayda yok" sözleri, ruhumuza ateş etmektedir.
 
"Bir tarih nasıl silinir, bir tarihe nasıl ihanet edilir" derseniz, yaptıkları ile Suudlar buna çok güzel bir örnek teşkil etmektedirler.
 
Mescid-i Nebevi'den az öteye doğru gittiğinizde, şehri çöp kokularının kapladığını, yerlerin çöplük içinde olduğunu, "temizlik imandan gelir" sözü ile birlikte aklınıza getiriyor, bu tezat görüntülere bir anlam veremiyor ve neticesinde kahroluyorsunuz.
 
Kabirlerde isim yok. Verimsiz bir tarlayı andırıyor. Dört tarafı demirler ile çevrili düz bir alan. Kim nerede yatıyor, meçhul...
 
Bölgede düşük yoğunlukta bir İngiliz sömürüsü, daha doğrusu İngilizler'in yapmış olduğu kültür emperyalizmi gözler önüne seriliyor. Resmi tabelaların her biri Arapça ve İngilizce.
 
Zannedersiniz ki her sene bir milyon İngiliz hacı adayı buralara gelip, hac vazifesini yerine getirip, geri dönmektedir.
 
Buralara bir reform şart. Bu reform da bu toprakların Türklerin egemenliği altına girmesi ile olacaktır.
 
En kötü yönetim biçimimiz ile dahi bu bölgeyi, çok kısa bir zamanda şaha kaldırır, çağın gerektirdiği şekline getirir, tarihi yeni baştan inşa ederiz, vesselâm.
 
Yazının Dibi; Peygamberler'in zuhur etmiş olduğu bir coğrafya olan Suudi Arabistan'ın, teknolojik olarak olmasa dahi, güleryüz, insanlık, insan hakları ve tarihi bakımdan, dünya ülkelerini solda sıfır bırakıp, başı çekmesi, yani bu konuda şampiyonluğa oynaması gerekmektedir. Ama maalesef ki Suudlar, tüm bu konularda küme düşmeye oynamaktadırlar.
 
Selâm, sevgi ve muhabbet ile...
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.