Farkında mısınız? Ne çok alıştık rahmet okumaya,  kınamaya ve lanetlemeye…

Oysa Eski Türkiye, terörle mücadele konusundaki tecrübe ve başarısı ile bilinirdi dünya kamuoyunda. Yeni Türkiye ise, teröristle müzakere etmek, terör eylemlerinde hayatını kaybedenlere rahmet okumak, terör eylemlerini kınamak ve lanetlemek noktasında adından söz ettiriyor başarılı ve istikrarlı bir şekilde. Hatta bu alanda dünya liginde birinciliğe oynayacak derecede. Tabi terör konusunda kınamak ve lanetlemek dışında yöneticilerinin başka bir iş yapmadığı dünya ülkesi varsa…

Başka ülkelerin bizim ülkemizdeki terör eylemini kınaması tamam da, bizlerin kendi ülkemizde gerçekleşen terör eylemlerini kınaması anlamsız geliyor bana. Kim gerçekleştirdi son Ankara saldırısını? PKK değil mi? PKK kimin teröristi? Bizim teröristimiz. Evet evet, yanlış okumadınız. PKK terör örgütü bizim terör örgütümüz. Ve bizim olduğu için bize saldırıyor. Türk Devleti’nin bekâsına, Türk milletinin ve vatanının bölünmez bütünlüğüne kastetmiş bir terör örgütü gidip ABD’ye saldıracak değil ya. Dolayısıyla bizim olan bir terör örgütüne karşı içeride ve dışarıda önlem alması, mücadele etmesi gereken de bizden başkası değil.

AKP’nin ilk kez iktidar olduğu 2002’den sonra yeniden hortlatılan PKK terörü konusunda devletin ve toplumun unuttuğu en önemli gerçek bu. Ve bu gerçek, unutulduğu ve göz ardı edildiği için PKK terör örgütü hortlatılmakla kalmadı, açılımlarla şımartıldı, çözüm süreci ile Güneydoğu’da fiili hâkimiyete ulaştı, Türkiye ve Ortadoğu’da türevleri ortaya çıktı. PKK’nın hamisi Barzani’nin bu yüzden Kuzey Irak’ta devletleşmesi mümkün oldu.

PKK’nın bizim terör örgütümüz olduğunun Türk toplumuna unutturulması sayesinde AKP iktidarı; İmralı canisi Öcalan ile sanki başka bir devletin başı gibi rahat rahat masaya oturdu, Öcalan’ın mektuplarını tarihe düşülen not tarzında meydanlarda okutup, ne mesaj göndermiş diye Türk milletini Öcalan’ın ağzına baktırdı. Bu sayede “megri megri” şarkısı Türk milletine kardeşlik türküsü diye yutturuldu. Ve bütün bunlar yüzünden, AKP’nin siyasi yavrusu ve terörün siyasi kanadı HDP, haklı olarak AKP nefreti ile dolu milli hassasiyetli insanlarımız tarafından 7 Haziran’dan sonraki süreçte AKP’den kurtulmak için can simidi olarak görüleceği bir konuma erişti.

Diyeceğim o ki; PKK’nın son 14 yıllık iktidar döneminde altın dönemi yaşamasının sebebi, AKP’nin varlığını borçlu olduğu BOP kapsamında PKK yardım ve yataklık görevi icra eden politikalarından ibaret değildir. Evvela PKK’nın bizim terör örgütümüz olduğunu Türk toplumuna unutturdular. Türk toplumunun en güvendiği kurumların başında gelen Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu noktadaki direncini kumpaslarla kırdılar ve itibar kaybettirdiler. PKK’nın yerine Türk Ordusunu ve Ergenekon adlı sözde örgütü “bizim teröristimiz” yaptılar ve hepsinden önce, Türk milletinin milli reflekslerini alarak işi püf noktasından hallettiler.

PKK’nın bizim terör örgütümüz olduğunu unutan Türk milleti, “PKK düşman değil’’ diyenleri, PKK’ya “Ne istediler de vermedik’’ diye sitem edenleri, çözüm süreci boyunca PKK’nın mühimmat yığmasını, yollara mayınlar döşemesini görmezden geldiklerini itiraf edenleri istikrar gerekçesi ile yeniden tek başına iktidar getirdi. Kim bilir, unutkanlık devam ederse belki de başkanlık vizesini de alacak bu zihniyet, bu milletten.

Öyleyse Türk toplumunun milli refleksleri uyandırılmalı ve PKK’nın bizim terör örgütümüz olduğu hatırlatılmalı.  AKP’nin ise PKK terör örgütüne can çekiştiği sırada hayat öpücüğü verdiği, açılımlarla, çözüm süreciyle yeniden ve eskisinden daha güçlü bir şekilde ayağa kaldırdığı anlatılmalıdır. Türk milletine, terör eylemlerinde ölenlerin kimler olduğu fark ettirilmelidir. Terör eylemlerinde ölenler, teröristlerle kişisel sorunları oldukları için hedef olmadı. Türk oldukları için, Türk vatanının sahipleri oldukları için hedef alındılar ve öldürüldüler.        Hedef alınan Türk milletinin varlığıdır. Bu şok edici etkiye sahip farkındalık yaratıldığında, bu milletin fertleri terör eylemlerinden kısa bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi davranabilir mi? Böylesine farkındalığı yaşayan bir toplumun önünde memleket dâhilinde iktidar sahibi olanlar, rahat rahat gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler mi?  Bunlar gerçekleşmediği takdirde teröre karşı toplumsal tepki lanetlemekten öteye geçemez.

Meramım o dur ki; Türk milletinin milli refleksi uyandırılmadığı ve milli farkındalık yaratılmadığı sürece, ne teröre karşı toplumsal tepki oluşur ne de Türkiye AKP iktidarı ve üzerindeki vesayetten kurtulur. Böyle olduğu sürece bu devlet ve millet asla huzur bulamaz. Yazımı, alıştırıldığımız şekilde kınama ve lanetleme ile bitiriyorum, lakin bir farkla: BOP taşeronluğu uğruna Türkiye ve Ortadoğu’da terör örgütlerine alan ve hâkimiyet kazandıranları, Türkiye ve Ortadoğu’yu terör örgütlerinin cenneti haline getirenleri KINIYOR VE LANETLİYORUM!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.